Enculturation türkçesi Enculturation nedir
- Kültürlenme.
- Çevresindeki kültürü kabullenme.
- Kültürleme.
- Bireyin, yaşamı boyunca içinde bulunduğu kültürel ortamın isteklerine, doğrularına uyacak biçimde kendini değiştirmesi süreci.
- Kültüre girme.
İngilizce Enculturation Türkçe anlamı, Enculturation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enculturation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Socialisation : Sosyal uyum. Sosyalizasyon. Sosyalleştirme. Sosyal entegrasyon. (britanya ingilizcesi) sosyalleşme. Sosyal amaçlarla bir araya gelme. Sosyalist olma. Toplumsallaştırma. Sosyalizmin ilkelerine göre kurulma.
Upbringing : Çocuk bakım ve eğitimi. Terbiye etmek. Yetiştirilme tarzı. Yetişim. Yetişme. (çocuk) yetişme tarzı. Terbiye verme. Terbiye. Yetiştirme.
Breeding : Coğrafya, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özellikle tırıs ve dörtnal koşma sırasında ve konkur atlarında daha çok görülen, atın yürürken arka ayak nalının ön kısmıyla ön bacağa vurmasıyla meydana gelen, atlarda görülen bir yürüyüş kusuru. Hayvancılık. Evcil hayvanlar yetiştirerek onların her çeşit ürünlerinden, kimilerinin de güçlerinden yararlanmayı amaçlayan ve geniş anlamda tarımsal yaşamın bir kolu sayılan etkinlik. Kesit. Görgü. Terbiye. Üretme. Görgü kuralları. Islah.
Fostering : Teşvik etme. Dişi bir hayvanı kendisine ait olmayan bir yavrunun annesi yapmak veya bir yavruyu başka bir anneye vermek, kabullendirme. Koruyucu ailelik. Büyütmek. Kabullendirme. Gelişmesine yardım etme. Gayretlendirmek. Bakmak. Beslemek.
Domestication : Uygarlaştırma. Yuva sevgisi. Ürünlerinden ve hizmetlerinden yararlanmak için yabani hayvanların insanlara alıştırılması ve insan kontrolünde yetiştirilmesi. Ehlileştirme. Hükümet harcamalarının her yıl vergi gelirlerine eşit olması gereği. Yerel ülkeye devir. Evcilleştirme. Evcilleşme.
Rearing : Şahlanmak. Yetiştirme. Şahlanma. Büyütme. Yükseltmek. Yukarı kaldırmak. Kaldırma. İnşa etmek. Şah. Büyütmek.
Fosterage : Başka birisinin çocuğunu kendisininmiş gibi yetiştirme. Evlatlık büyütme. Teşvik. Evlat edinme.
Raising : Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Kaldırma. Eder artırımı. Yükseltme. Zam. Yetiştirme. Kendini bilen. Şardonlama. Tüylendirme.
Social control : Toplumsal kontrol. Toplumsal denetim. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin toplumsal düzenin beklentilerine uygun biçimde davranmalarını sağlamaya yönelik önlemlerin tümü. Sosyal kontrol.
Socialization : Toplumsallaştırma. Sosyalleşme. Devletleştirme. Sosyal adaptasyon. Sağlık ve eğitim gibi kamusal hizmetlerden yalnızca gelişmiş yörelerde yaşayanların değil, tüm vatandaşların dengeli bir biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere devletin almış olduğu önlemler. Bir doğal kaynağın, ekonomik etkinliğin ya da işgörünün bireylerin elinde kişisel kazanç amacıyla kullanılmasını önlemek; ya iyeliğinde, ya kullanımında ya da bunların her ikisinde kamunun etkinliğini artıracak değişiklikler yaparak bunları tüm toplumun yararlanmasına sunmak. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sosyal uyum. Kamulaştırma.
Enculturation synonyms : cultivation, bringing up, domestications, nurture, acculturation.

Bu kısımda Enculturation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enculturation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enculturation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enculturation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.