End in failure türkçesi End in failure nedir

End in failure ingilizcede ne demek, End in failure nerede nasıl kullanılır?

End : Kalıntı. Son vermek. Taraf. Ölüm. Uç çekit. Son. Sonuç. Son bulmak. Amaç.

In : Da. İktidardaki. İç. İçeri doğru yönelen. İçeri. Halinde. De. Tutulan. İçeriye. Gelmiş olan.

Failure : Eksiklik. Yapmayış. Yetmezlik. Arıza. Bozukluk. Fiyasko. Sınıfta kalma. Hayal kırıklığı. Aksatma. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması.

End in : -de sona ermek. Varmak. İle sonuçlanmak. Sonuçlanmak. -de bitmek.

End in a draw : Berabere bitmek. Beraberlikle sonuçlanmak.

Closed end investment company : Kapalı uçlu yatırım şirketi. Kapalı uçlu yatırım ortaklığı. Kapalı uçlu fon etkinliğinde bulunan yatırım ortaklığı.

End in smoke : Sonuçsuz kalma. Hiçbir sonuç elde edilemeden bitme. Beyhude veya sonuçsuz kalma.

End in disaster : Felaketle sonuçlanmak.

Open end investment company : Açık uçlu yatırım şirketi. Açık uçlu yatırım ortaklığı. Açık uçlu fon etkinliğinde bulunan yatırım ortaklığı.

No end in sight : Uçsuz bucaksız.

İngilizce End in failure Türkçe anlamı, End in failure eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak End in failure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lay an egg : Fos çıkmak. Şaka yapmak. Tiye almak. Hata yapmak. Hatalı bir söz etmek. (kanada ve amerikan argosu) dalga geçmek. Beklentileri karşılayamamak. Yumurta yumurtlamak. Dalga geçmek. Fiyaskoyla sonuçlanmak.

Of no avail : Sonucu olmayan. Nafile. Boşuna. Yararsız. İşe yaramaz. Sonuç getirmeyen.

Unfortunate : Talihsiz. Bahtsız. Kara bahtlı. Aksi. Yersiz. Kadersiz. Bahtsız kimse. Şanssız kimse. Makus.

Nonstarter : Beceriksiz. Umutsuz girişim. Başarılı olması olası olmayan kimse veya şey. Başlangıç yapamayan. Başarısız insan. Yarışta koşamayan at. Umutsuz kimse. Önemsiz kimse. Yarışma başlamadan yarışmadan yarılan kimse.

Disadventurous : Bedbaht. Talihsiz. Şanssız.

Unavailing : Faydasız. Beyhude. Tesirsiz. Semeresiz. Muvaffakiyetsiz. Nafile. Boş. Boşuna. Yararsız.

Abortive : Nafile. Kısır. Abortif. Beyhude. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması. Eksik. Gelişmemiş. Verimsiz.

Failed : Başarısız oldu. Zayıf. Arızalı. Düşük.

Inefficacious : Faydasız. Tesirsiz. Yetersizlik. Etkisiz. Geçersiz. Beceriksiz. Kifayetsiz. Etkisi olmayan. Verimsiz.

Tripping up : Kusurlu. Hata yapmak. Hatalı. Yanıltmak. Yanlış. Şaşırtmak. Ayağına çelme takmak. Bozuk. Yalanını yakalamak.

End in failure synonyms : tripped up, ineffectual, to no avail, fruitless, hamstrung, ineffective.