Endolymph türkçesi Endolymph nedir

  • Endolimf.
  • İç kulak içerisinde bulunan sıvı.
  • İç kulakta yarım daire kanallarının ve kohleanın içini dolduran sıvı, endolenf.
  • İç sıvı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Endolenf.
  • İç kulak sıvısı.
  • İç kulakta yarım daire kanallarının ve kohleanın içini dolduran sıvı. endolenf.

Endolymph ingilizcede ne demek, Endolymph nerede nasıl kullanılır?

Endolympha : İç lenf, iç kulakta zar labirinti dolduran sıvı. Endolenf.

Endolymphatic : Endolenfatik.

Endolytic lichen : Endolitik liken. Asit salgılayan liken. Asit salgılayan likenler.

Endolithic : Alg filamentleri gibi asit salgılayarak bulunduğu ortamı parçalayan. Endolitik. Asit salgılayarak bulunduğu ortamı parçalayan.

Mendole : İzmarit balığı.

İngilizce Endolymph Türkçe anlamı, Endolymph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endolymph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Internal ear : Kulağın kemik boşluğu ile zar boşluğunu içine alan, yuvarlak ve sobe pencerelerle orta kulağa bağlı olan iç bölgesi. balıklarda, diğer omurgalılardaki genel yapı planına uygun ancak kohlea kısmı bulunmayan, yarım daire kanallarıyla otolitlerden oluşan, içi endolenf ile dolu organ. Balıklarda, diğer omurgalılardaki genel yapı planına uygun, ancak kohlea kısmı bulunmayan, yarım daire kanallarıyla otolitlerden oluşan, içi endolenf dolu organ. Dolambaç. İç kulak.

 

Labyrinth : İçkulak boşluğu. Çapraşık. Labirent. İçinden çıkılmaz durum. İçkulaktaki girintili boşluk. Dolangaç. İç kulaktaki labirente benzer boşluk.

Endolymph synonyms : liquid body substance, bodily fluid, humour, abductor muscle, inner ear, body fluid, humor, endolympha, a chromosome, a cell, abiotic factor, aardvarks, a cells, aardwolf, abramis zone.

Endolymph ingilizce tanımı, definition of Endolymph

Endolymph kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The watery fluid contained in the membranous labyrinth of the internal ear.