Enduing türkçesi Enduing nedir

  • Giyinip kuşanmak.
  • Üstlenmek.
  • Elbise giymek.
  • Teçhiz etme.
  • Tevdi etme.
  • Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak.
  • Giyme.
  • Giydirme.
  • Verme.
  • Üzerine almak.

Enduing ingilizcede ne demek, Enduing nerede nasıl kullanılır?

Endue : Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giydirmek. Üstlenmek. Üzerine almak. Örtmek. Giymek. Giyinip kuşanmak. Elbise giymek. Vermek. Sağlamak (bazı şeylerle).

Endued : Elbise giymek. Üzerine almak. Giyilmiş. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Verilmiş. Giyinip kuşanmak. Teçhiz edilmiş. Üstlenmek. Tevdi edilmiş. Giydirilmiş.

Endued with : -e sahip.

Endues : Vermek. Giymek. Üstlenmek. Örtmek. Üzerine almak. Sağlamak (bazı şeylerle). Giyinip kuşanmak. Elbise giymek. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giydirmek.

Endurability : Dayanıklılık. (telekomünikasyon) bir sistemin (veya bir altsistemin) veya prosedürün veya ekipmanın uzun bir zaman periyodu süresince (genellikle aylarca, ciddi bir doğal veya insan eliyle yapılan müdahaleye rağmen {nükleer saldırı, veya dışardan ikmal ve bakım desteğinin kesilmesi gibi}) belirlenmiş performans değerleri içerisinde faaliyetine devam edebilmesini sağlayan sahip olduğu özellikleri. Dayanılabilirlik.

Endure in silence : Acısını içine atmak. İçine atmak.

Endurance : Çekme. Kaldırma. Tahammül. Dayanım. Dayanma. Dayanıklılık. Devam. Süreklilik. Katlanma. Götürüm.

 

Endured : Kaldırmış. Dişini sıkmak. Dayanmış. Katlanmış. Devam etmek. Tahammül etmiş. Devam etmiş. Sürmek. Var olmak. Sabretmek.

Endure : Sebat etmek. Var olmak. Çekmek. Katlanmak. Devam etmek. Dayanmak. Sürmek. Durmak. Tahammül etmek. Uzun süre etkisini ve gücünü korumak.

Endurable : Katlanılabilir. Katlanılır. Çekilir. Dayanılabilir. Dayanabilir.

İngilizce Enduing Türkçe anlamı, Enduing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enduing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emission : Neşretme. Yayım. Emisyon. Salım. Yayma. Çıkarma. Yayınlama. Dışarı verme. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir cismin çevresine ışılcık ya da özdek tanecikleri durumunda erke salması, anlamdaş yayım.

Deck oneself out : Süslenmek. İki dirhem bir çekirdek olmak.

Encapsulation : Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Muhafaza içine yerleştirme. Kapsüle saklanma. Kuşatma. Kapsüllenme. (telekomünikasyon) bir veri yapısının başka birine dahil edilmesi. Kapsüllenmiş olma durumu. Kapsülleme.

Costuming : Kıyafet. Kostüm. Elbise. Sahne elbisesi. Giysi. Tayyör. Kisve. Kılık.

 

Stood : Sineye çekmek. Bulunmak. İhtiyaç duymak. Dayanmak. Dikilmek. Kalmak. Durmak. Karşı koymak. Direnmek.

Fancy up : Çok şık giyinmek. Süslenip püslenmek. Allayıp pullamak. Süslemek. Süslenmek. Aşırı şık giyinmek.

Bears : Ayıgiller. Yönelmek. Hazmetmek. Taşımak. Vermek. Spekülasyon yapmak. Katlanmak. Dönmek. Sineye çekmek. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, köpeğimsiler (arctoidea) üst familyasından, büyük ve tıknaz yapılı, tüylü, beş parmakları olan ve tabanlarına basarak yürüyen, kuyrukları körelmiş, hantal görünmelerine karşın kolay hareket eden, ağaçlara tırmanan türleri içeren bir familya.

Dressing : Düzleme. Sargı. Gübre. Kuklayı giydirme işi. Giyinme. Pervaz. Kukla giydirme. Apre. Pansuman.

Assume : Addetmek. Almak. Hükmetmek. Varsaymak. Zannetmek. Yerine getirmek. Taslamak. Ele geçirmek. Sanmak.

Assumes : Addetmek. Taslamak. Varsaymak. Hükmetmek. Takınmak. Almak. Üstüne almak. Saymak. Sanmak. Zannetmek.

Enduing synonyms : inflectional suffix, inflectional ending, abiding, attires, feedings, morpheme, delivery, assigning, bestowment, feeding, endue, own up to, dressing up, dress oneself up, lasting, cessions, wearing, attire, dispensation, conferment, encapsulations, wear, accept, accordance, claddings, taking on, dressings, vesting, doll oneself up, clothing, imperishable, postfix, take over.

Enduing zıt anlamlı kelimeler, Enduing kelime anlamı

Impermanent : Devam etmeyen. Daimi olmayan. Süreksiz. Kalımsız. Devamsız. Geçici. Kalıcı olmayan.

Finished : Hazır. Apreli. Tam. Sona ermiş. Mafiş. İşlenmiş. Bitirilmiş. Bitmiş. Tükenmiş. Mükemmel.