Endure türkçesi Endure nedir
- Dişini sıkmak.
- Uzun süre etkisini ve gücünü korumak.
- Durmak.
- Çekmek.
- Sabretmek.
- Tahammül etmek.
- Devam etmek.
- Uzun süre dayanmak.
- Sebat etmek.
- Sürmek.
- Acıya dayanmak.
- Var olmak.
- Göğüs germek.
- Dayanmak.
- Katlanmak.
Endure ile ilgili cümleler
English: He did not endure more of this smell.
Turkish: O bu kokuya daha fazla katlanmadı.
English: How can you endure such cold?
Turkish: Bu kadar soğuğa nasıl dayanabilirsin?
English: I can't endure the noise.
Turkish: Gürültüye katlanamam.
English: I can't endure that noise a moment longer.
Turkish: Bir an bile o gürültüye tahammül edemem.
English: Can she endure a long trip?
Turkish: O, uzun bir yolculuğa dayanabilir mi?
Endure ingilizcede ne demek, Endure nerede nasıl kullanılır?
Endure in silence : İçine atmak. Acısını içine atmak.
Endured : Sürmek. Kaldırmış. Sürmüş. Katlanmak. Katlanmış. Dayanmış. Dayanmak. Devam etmek. Devam etmiş. Var olmak.
Endures : Devam etmek. Katlanmak. Var olmak. Sabretmek. Durmak. Dişini sıkmak. Sürmek. Dayanmak.
Endurability : (telekomünikasyon) bir sistemin (veya bir altsistemin) veya prosedürün veya ekipmanın uzun bir zaman periyodu süresince (genellikle aylarca, ciddi bir doğal veya insan eliyle yapılan müdahaleye rağmen {nükleer saldırı, veya dışardan ikmal ve bakım desteğinin kesilmesi gibi}) belirlenmiş performans değerleri içerisinde faaliyetine devam edebilmesini sağlayan sahip olduğu özellikleri. Dayanıklılık. Dayanılabilirlik.
Endurable : Çekilir. Dayanabilir. Katlanılır. Dayanılabilir. Katlanılabilir.
Enduringly : Kaldırarak. Durmaksızın. Tahammül ederek. Dayanarak. Çekerek. Devamlı olarak. Katlanarak. Sabırlıca. Uzun süre devam eden. Çok uzun bir süre için.
Endurance test : Bir sistem veya materyalin uzun bir zaman dilimi boyunca ne kadar süre dayandığını ve ne zaman arızalandığını tespit etmek için yapılan test (genellikle otomobillerde gerçekleştirilen test). Dayanıklılık sınaması. Dayanıklılık sınama. Dayanıklılık testi. Dayanma deneyi. Dayanım testi. Dayanım deneyi. Dayanıklılık deneyi.
Endurion process : Endurion süreci.
Endurance : Kaldırma. Çekme. Tahammül. Devam. Katlanma. Dayanma. Dayanım. Götürüm. Dayanıklılık. Süreklilik.
Enduring characteristic : Sürecen ayrıt. Ölçüye vurulan çeşitlenmeler arasında ölçüm konusuna ilişkin olan ya da toplumsal ve kişisel özelliklerden kaynaklanan, durumdan duruma değişmeyen sürekli özellikler.
İngilizce Endure Türkçe anlamı, Endure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Endure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Consists : Uymak. İbaret olmak. Meydana gelmek. Oluşmak.
Resisting : Direnç gösteren. Direnmek. Mukavemetli. Karşı çıkmak. Dirençli. Karşı koymak. Muhalefet etmek. Engellemek. Dayanıklı olmak.
Persisted : Vazgeçmemek. Sürdürmek. Devam etmek kalmak. Israr etmek. İnat etmek. Üzerine düşmek. Üstelemek.
Ceased : Son vermek. Durdurmak. Bırakmak. Kalmak. Dinmek. Kesilmek. Bitmek. Vazgeçmek. Bitirmek.
Resists : Göğüslemek. Muhalefet etmek. Dayanıklı olmak. Direşmek. Karşı durmak. Kafa tutmak. Engellemek. Karşı koymak.
Braves : Kızılderili savaşçılar. Yiğit. Cesaretle karşılamak. Cesaret göstermek. Meydan okumak. Kızılderili savaşçı. Görkemli. Cesur. Bahadır.
Be constant : Daim olmak.
Draw : Çekiş. Berabere kalmak. Keşide. İlgi çekici şey. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Bir çek veya poliçenin düzenlenerek imza edilmesi ve ilgiliye gösterilmek üzere lehtara veya hamile verilmesi işlemi. Yem. Çizmek. Kura.
Banishing : Sürgün etmek. Aklından çıkarmak. Uzaklaştırmak. Sürgüne göndermek. Düşünmemek. Kafasından atmak. Sürgüne yollamak. Defetmek. Sürmek (bir yerden atmak).
Endure synonyms : take lying down, hold still for, perennate, come to being, be patient, banishes, brooked, endured, consisted, bear, stand, face, arrive, carry forward, resist, grin and bear it, be patient of, acquiesced, allow, forbears, continueing, forborne, ceases, keep on, breasting, consist, brave, bud, resisted, abut, apply, be predicated on, stand for.
Endure zıt anlamlı kelimeler, Endure kelime anlamı
Forbid : Olanak vermemek. Memnu kılmak. Men etmek. Engel olmak. Haram etmek. Yasaklamak. Menetmek. Yasak etmek.
Disallow : Saymamak. Müsaade etmemek. İzin vermemek. Reddetmek. İptal etmek. İnkar etmek. Golü iptal etmek. Menetmek. Karşı çıkmak. Kabul etmemek.
Enjoy : Hoşlanmak. Yararlanmak. Beğenmek. Kullanmak. Sahip olmak. Keyfini çıkarmak. Tadını almak. Tadına varmak. Haz almak. Tat almak.
Endure ingilizce tanımı, definition of Endure
Endure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sustain. To support without breaking or yielding. To remain. To endure wind and weather. To last. As, metals endure a certain degree of heat without melting. To continue in the same state without perishing. To undergo. To remain firm under.

Bu kısımda Endure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Endure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Endure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Endure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.