Resists türkçesi Resists nedir

  • Karşı durmak.
  • Göğüslemek.
  • Dayanmak.
  • Göğüs germek.
  • Muhalefet etmek.
  • Engellemek.
  • Dayanıklı olmak.
  • Karşı koymak.
  • Direnmek.
  • Karşı çıkmak.
  • Direşmek.
  • Kafa tutmak.

Resists ingilizcede ne demek, Resists nerede nasıl kullanılır?

Batik resist : Batik rezerve.

Colour resist : Renkli rezerve.

Resist : Göğüs germek. Karşı durmak. Dayanıklı olmak. Karşı koymak. Göğüslemek. Direnmek. Kafa tutmak. -meden edebilmek. Muhalefet etmek. Dayanmak.

Resistance : Bir nesnenin, elektrik akımına karşı durma özelliği; bu özelik, çevrimindeki akım yeğinliğinin azalması ile kendini belli eder. Patojen mikroorganizma veya suşunun, kemoterapötik ilacın kullanıldığı doz aralığında serumda meydana getirdiği konsantrasyon düzeyinde, ilaç tarafından etkilenmemesi durumu. Fizik, kimya, gitar, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dayanma. Mukavemet. Direnç. Karşı koyma. Metanet. Rezistans. Tahammül.

Resistance brazing : Dirençli sert lehimleme. Direnç kaynağı.

Resistance movement : Komita. Direniş hareketi. Mukavemet hareketi.

Resistance coil : Direnç sargısı. Direnç bobini.

Resistance meter : Dirençölçer.

Resistance factor : Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler. r faktörü, rezistans faktörü. Direnç faktörü. Direnme faktörü.

 

Resistance to disease : Hastalıklara direnç. Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun direnci.

İngilizce Resists Türkçe anlamı, Resists eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baulked : Kaçınmak. Duraksamak. İnatla yürümemek. Ayak diremek. Durdurmak. İnat etmek.

Defies : Küçümsemek. Karşı gelmek. Alnını karışlamak. Karşılaşmaya davet etmek. Meydan okumak. Dikelmek. Baş kaldırmak.

Run counter to : Zıt gitmek. -e uymamak. Taban tabana zıt olmak. Zıtlaşmak. Aksine gitmek. Ters düşmek. Aykırı düşmek.

Abides : Sadık kalmak. Kurala uymak. Beklemek. Çekmek. Baki kalmak. Katlanmak. Tahammül etmek. Kalmak. Durmak.

Stand out : Çıkıntı yapmak. Fırlamak. Kendini göstermek. İleriye fırlamak. Dikkat çekmek. Göze çarpmak. Ayrılaşmak. Sürüden ayrılmak.

Abided : Çekmek. Kalmak. Uymak. Kurala uymak. Baki kalmak. Katlanmak. Durmak. Tahammül etmek. Sadik kalmak.

Brave : Cesaretle karşılamak. Kahraman. Kızılderili savaşçılar. Yiğit. Meydan okumak. Cesur. Kızılderili savaşçı. Cesaret göstermek. Bahadır.

Refuse : Döküntü. İzin vermemek. Çöp. Atık. Cerh etmek. Elinin tersiyle itmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Reddetmek. Artık.

Circumvented : Savmak. Önlemek. Yenmek. Kurtulmak. Bozmak. Atlatmak. Çevresini sarmak. Alt etmek. Yan çizmek.

Bear against : Bastırmak. Baskı yapmak. Sıkıştırmak.

 

Resists synonyms : fight down, remain firm, breast, perseveres, be faced with, fight, resisting, outbrave, balk, antagonizes, base upon, abuts, contest, hold off, confronted, faces, beggar, stand against, resisted, counter, insists, face, antagonising, contravened, stand to, jib, bear up, circumvent, abidden, resist, base on, elude, escape.

Resists zıt anlamlı kelimeler, Resists kelime anlamı

Surrender : Bırakmak. Teslim. Boyun eğmek. Pes etmek. Hakkından vazgeçmek. Vermek. Feragat. Vazgeçme. Feragat etmek. Vazgeçmek.

Yield : Teslim olmak. Esnemek. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Eğilmek (tahta vb). Bel vermek. Getiri. Kimyasal bireşim işlemleri sonunda elde edilen erek özdek niceliğinin, kuramsal olarak beklenen niceliğe oranı. Verim. Uyum sağlamak. Verim gücü.

Resists antonyms : lend oneself.