Resist türkçesi Resist nedir

  • Göğüslemek.
  • Dayanıklı olmak.
  • Karşı çıkmak.
  • Engellemek.
  • Direnmek.
  • Dayanmak.
  • Karşı koymak.
  • Kafa tutmak.
  • Karşı durmak.
  • Göğüs germek.
  • Direşmek.
  • -meden edebilmek.
  • Muhalefet etmek.

Resist ile ilgili cümleler

English: Ali knows Mary can't resist chocolate ice cream.
Turkish: Ali Mary'nin çikolatalı dondurmaya dayanamadığını biliyor.

English: Ali couldn't resist the temptation to kiss Mary.
Turkish: Ali Mary'yi öpme ayartmasına karşı koyamadı.

English: Ali couldn't resist the temptation.
Turkish: Ali ayartmaya karşı koyamadı.

English: Ali couldn't resist peeking through the keyhole.
Turkish: Ali anahtar deliğinden bakmaya direnemedi.

English: All he could do was resist laughing.
Turkish: Yapabileceği tek şey ısrarla gülmesiydi.

Resist ingilizcede ne demek, Resist nerede nasıl kullanılır?

Batik resist : Batik rezerve.

Colour resist : Renkli rezerve.

Resistance : Mukavemet. Birimi ohm olan, bir nesnenin elektrik akımına karşı koyma gücü. Tahammül. Direnme. Bir nesnenin, elektrik akımına karşı durma özelliği; bu özelik, çevrimindeki akım yeğinliğinin azalması ile kendini belli eder. Dayanma gücü. Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun mukavemeti. Karşı gelme. Dayanıklılık. Karşı koyma.

 

Resistance brazing : Direnç kaynağı. Dirençli sert lehimleme.

Resistance coil : Direnç sargısı. Direnç bobini.

Resistance point : Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kar amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası. Direnç noktası.

Resistance to disease : Hastalıklara direnç. Tür, ırk, familya ve bireylerde hastalık etkenlerine ve enfeksiyöz olmayan hastalık sebeplerine karşı vücudun direnci.

Resistance level : Hisse senetleri fiyatlarının yükselme eğiliminde olduğu borsada, fiyat artışlarının kar amaçlı satışlarla durmasının beklendiği fiyat düzeyi. krş. destek noktası. Direnç noktası. Bir menkul değerin ulaşabileceği en yüksek fiyat.

Resistance factor : Direnç faktörü. Direnme faktörü. Birçok bağırsak bakterilerinde bulunan ve antibiyotiklere dayanıklılık faktörü taşıyan plazmitler. r faktörü, rezistans faktörü.

Resistance thermometer : Dirençli sıcaklık ölçer. Bir iletkenin direncinin sıcaklıkla değişimi özelliğine dayanarak, sıcaklık ölçmeye yarayan aygıt. Direnç termometresi. Rezistanslı termometre. Dirençli termometre. Dirençli sıcaklıkölçer. Rezistans termometre. Dirençli ısıölçer.

İngilizce Resist Türkçe anlamı, Resist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defend : Saklamak. Korumak. Reddetmek. Müdafaa etmek. Savunmak. Arkasında olmak. Kanat açmak. Himaye etmek.

Stand to : Yanında olmak. Devam etmek. Bırakmamak. Yardıma hazır olmak. Saldırı durumuna geçmek. Saldırıya hazır olmak. Dönmemek. Ayrılmamak.

 

Defy : Küçümsemek. Kışkırtmak. Başkaldırmak. Karşılaşmaya davet etmek. Karşı gelmek. Alnını karışlamak. Gücünü aşmak.

Stand out : Kendini göstermek. Fırlamak. Atılmak. İleriye fırlamak. Göze çarpmak. Çıkıntı yapmak. Dikkat çekmek. Ayrılaşmak.

Braves : Bahadır. Meydan okumak. Cesaret göstermek. Yiğit. Kızılderili savaşçı. Cesur. Cesaretle karşılamak. Cesaretle karşı koymak. Görkemli. Kızılderili savaşçılar.

Be at variance : Fikir ayrılığı durumunda olmak. Katılmamak. Uymamak. Çelişmek. Aynı fikirde olmamak. Uyuşamamak. Muhalif olmak. Uyuşmazlık içinde olmak. Uyumlu olmama (örneğin, the facts we have are at variance with her story {elimizdeki veriler onun hikayesiyle çelişiyor}).

Baulking : Durdurmak. Duraksamak. Ayak diremek. Kaçınmak. Ket. İnat etmek. İnatla yürümemek. Engel. Sürülmemiş tarla.

Counteract : Karşı savaşmak. Mukabele etmek. Karşılık vermek. Önlemek. Etkisizleştirmek. Etkisini yok etmek. Etkisini gidermek. Etkisiz hale getirmek. Gidermek.

Stump : Bacak. İzmarit. Şaşkına çevirmek. Hiç cevap bulamamak. Küçücük kalmış parça. Gürültülü bir şekilde yürümek. Meydan okumak. Topallayarak yürümek. Küçülmüş kurşunkalem.

Fought back : Sağlam durmuş. Öcünü almış. Misilleme yapmış. Gögüs germiş. Direnmiş.

Resist synonyms : remain firm, fight down, abut, stand up, face the music, elude, stumped, argue against something, breasting, challenge, dares, jibbing, resists, withstand, braved, baulked, confront, get up against, circumvent, abided, persevered, repugnate, base upon, antagonized, contravene, block, rise against, antagonise, bear against, averts, abutted, contest, contests.

Resist zıt anlamlı kelimeler, Resist kelime anlamı

Surrender : Hakkından vazgeçmek. Bırakmak. Feragat. Vermek. Vazgeçmek. Pes etmek. Teslim olmak. Teslim. Vazgeçme. Kendini bırakmak.

Yield : Esnemek. Verim gücü. Karşı koyamamak. Eğilmek (tahta vb). Tahta vb eğilmek. Uyum sağlamak. Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir. Kabul etmek (bir şeyin doğru olduğunu). Sağlamak.

Resist antonyms : lend oneself.

Resist ingilizce tanımı, definition of Resist

Resist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stand against. To make opposition. Something that resists or prevents a certain action. A substance used to prevent a color or mordant from fixing on those parts to which it has been applied, either by acting machanically in preventing the color, etc., from reaching the cloth, or chemically in changing the color so as to render it incapable of fixing itself in the fibers.. The pastes prepared for this purpose are called resist pastes. To withstand. To obstruct. .