Persisted türkçesi Persisted nedir

Persisted ile ilgili cümleler

English: She persisted in her opinion.
Turkish: O, fikrinde israr etti.

English: He persisted in accomplishing his original plan.
Turkish: O, orjinal planını başarıyla tamamlamakta ısrar etti.

English: The boy persisted in his opinion.
Turkish: Çocuk fikrinde ısrar etti.

English: The lady persisted in wearing such an old-fashioned shirt.
Turkish: Bayan böyle eski moda bir gömlek giymekte ısrar etti.

Persisted ingilizcede ne demek, Persisted nerede nasıl kullanılır?

Persistence : İnatçılık. Sebat. Devam etme. Kararlılık. İz bırakma. İnat. Süreğenlik. Sürerlik. Devamlılık.

Persistence and stationarity : Süreğenlik ve durağanlık.

Persistency : Kalma süresi. Laktasyonun maksimum döneminden sonraki süt verimindeki azalma hızını belirlemek için kullanılan, maksimum süt veriminin elde edildiği aydan itibaren belli bir aydaki süt veriminin bir önceki ayın süt verimine oranının yüzdesi şeklindeki oranların ortalaması. Laktasyonun devamlılık indeksi. Israr. Kalıcılık. Israrcılık. İz bırakma.

Persistent : Israrlı. Israrcı. Kalıcı. Sürekli var olan, kesilmeksizin devam eden, geçmeyen, inatçı olan. Sürekli. Ahtapot gibi. Devamlı. Vazgeçmez. İnatçı.

 

Persistent arteria hyolidea : Gözde, arterya hyolideanın doğumdan sonra atrofi olmayarak optik diskin anteriyorunda kırmızı veya beyaz bir spot görünümünde ve vitreus içine doğru uzamış pozisyonda görülmesiyle ilgili anomali, persiste arterya hiyolida. Persiste arterya hiyolida. Kalıcı arterya hiyolidea. Kalıcı arterya hiyolida.

Persistent hyaloid artery : Saydam atardamarın ve kollarının doğumdan önce atrofiye olmamasıyla belirgin yapılış bozukluğu. atardamar ve göz merceğinin bağlantı yerinde bulanıklıklaşmayla belirgindir. Kalıcı saydam atardamar.

Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis : Persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis. Kalıcı hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Persistent hyperplastic tunica vasculosa lentis : Kalıcı hiperplastik tunika vasküloza lentis. Lensin ön kısmında paralel çizgiler durumunda görülen dogmasal anomali, persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Persistent hyperplastic vitreous : Gözün fibromusküler tabakasının ve kısmen de hiyaloit atardamarların kalıntılarından oluşan, göz merceğinin bulanıklığıyla birlikte görülen, genellikle tek taraflı yapılış bozukluğu. Kalıcı hiperplastik vitreus.

Persistent hymen : Beyaz düve hastalığı. Vajinanın arka kısmında tam veya kısmi himenal yapının bulunması. Kalıcı kızlık zarı. Kalıcı himen.

İngilizce Persisted Türkçe anlamı, Persisted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persisted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elongates : Bir nesneyi uzatmak. Çekip uzatmak. Gerip uzatmak. Uzatmak. Uzamak.

 

Fall over : Yuvarlanıp düşmek. Yıkılmak. Düşmek. Sırtüstü düşmek. Devrilmek.

Apply : Uygulamaya koymak. Uygun olmak. Yaklaştırmak. Yapıştırmak (bant). Gitmek (birine). Özen göstermek. Aletleri kullanmak. Uygun düşmek. İlgisi olmak.

Continues : Devam ettirmek. Kalmak. Ertelemek. Uzatmak. Devamı gelmek. İdame etmek. Dayanmak. Uzamak.

Attend : Kulak vermek. Bakmak. Bulunmak. İştirak etmek. Hazır bulunmak. Beraberinde getirmek. Dinlemek. Beklemek. Hizmet etmek. İlgilenmek.

Banish : Düşünmemek. Kovmak. Aklından çıkarmak. Uzaklaştırmak. Sürmek (bir yerden atmak). Sürgüne göndermek. Defetmek. Sürgün etmek. Sürgüne yollamak.

Be on to : Haberi olmak. Bağlantıda olmak. Konuşmak. (önemli bir şeyi) keşfetmek üzere olmak. Temasta olmak. İş üzerinde olmak. Haberdar olmak. Biriyle iletişim kurmak. Sürekli istemek.

Continueing : Devam ettirmek. Uzamak. Devamı gelmek. Olagelmek. Dayanmak. İdame etmek.

Badger : Hiç rahat bırakmamak. Yakasına yapışmak. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Yakasını bırakmamak. Porsuk. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 17 cm kadar kuyruğu olan, kısa ve kalın bacaklı, kış uykusuna yatan, avrupa ve asya’ da yaşayan bir tür. Rahat vermemek.

Be constant : Daim olmak.

Persisted synonyms : elongating, bring down, follows, balks, insists, bedaub, carrying over, bedaubing, stick to it, come down, persists, carrying forward, be in progress, banished, hung on, persisting, balked at, entreats, persevere, go on, cossets, reverberate, unrelenting, devolving, devolve, entreat, bedaubed, fall over backwards, claims, prevail, dance attendance on, insisted, drawler.

Persisted zıt anlamlı kelimeler, Persisted kelime anlamı

Sporadic : Dağınık. Ara sıra görülen. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Sporadik. Seyrek. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması.

Discontinue : Ara vermek. Vazgeçmek. Sona ermek. Kesmek. Bitmek. Bırakmak. Durmak. Son vermek. Kullanımdan kalkmak. Devam etmemek.