Fall over türkçesi Fall over nedir

Fall over ile ilgili cümleler

English: A single step, and you will fall over the cliff.
Turkish: Bir tek adım ve uçurumun üzerine düşeceksin.

English: Be careful not to fall overboard.
Turkish: Dikkat et de, güverteden düşme.

Fall over ingilizcede ne demek, Fall over nerede nasıl kullanılır?

Fall : Çökmek. Atışmak. Azalma. Karanlık bastırmak. Devrilmek. Eğimli olmak. Yatağa düşmek. Yıkılmak. Vurmak. Güz.

Over : Fazladan. Üstüne. Sona ermiş. Bitmiş. Yukarıya. Üzerinden. Devirmek. Aşkın. Yukarıda. Üzerine.

Fall over backwards : Sevinçten dört köşe olmak. Üzerine düşmek. Can atmak. Çok istekli olmak. Elinden geleni yapmak. Çok hevesli olmak. Çırpınmak. Varını yoğunu ortaya koymak. İyiliği için çalışmak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek.

Fall over oneself : Yırtınmak. Kendini çok istekli göstermek. Çok çabalamak. Çok çalışmak. Çok uğraşmak.

Fall overboard : Tekneden denize düşmek. Gemiden denize düşmek.

Fall a prey to : Kurda kuşa yem olmak. Yem olmak.

İngilizce Fall over Türkçe anlamı, Fall over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fall over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Flop : Kötü film. Çırpınmak. Başarısızlığa uğramak. Düşüvermek. Suya düşmek. Güme gitmek. Fiyasko ile sonuçlanmak. Çöküvermek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Crash : Gürültü etmek. Büyük bir gürültü yapmak. Düşmek (kaza sonucu). Çarpma etmeni. Gürültüyle düşmek. Çarpışmak. Batmak. Davetsiz olarak gitmek. Sabahlamak. Kırılma.

Come down in the world : Hayatta başarısızlığa uğramak. Durumu bozulmak. Daha kötü bir yaşam sürmeye başlamak. Attan inip eşeğe binmek. Yoksullaşmak. Biri eskiden sahip olduğu para ve prestijini kaybetmek. Gerilemek. Feleğin sillesini yemek. Eskiyip yıkılmaya yüz tutmak.

Come off : Beli gelmek. Açığa çıkmak. Dökülmek. Kopmak. Boşalmak. Sona ermek. Meydana gelmek. Çıkmak. Olmak. Elde etmek.

Come down : Önemsizleşmek. Fiyatı düşmek. Ucuzlamak. Üstelemek. Gözden düşmek. Geçmek. (fiyat) düşmek. Düşmek (fiyat).

Fall over backwards : Can atmak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek. İyiliği için çalışmak. Kıçını yırtmak. Çırpınmak. Çok istekli olmak. Elinden geleni yapmak. Çok hevesli olmak. Sevinçten dört köşe olmak.

Collapses : Suya düşmek. Çöktürmek. Çöküş. Yığılmak. Başarısız olmak. Çökmek. Portatif olmak. Çökertmek. Güçten düşmek. Çöküntü.

Collapse : Çökmek. Yıkılma. Yığılmak. Ciğerlerine hava gitmemek. Suya düşmek. Cesaretini yitirmek. Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. vazodepresyon. Açılır kapanır olmak (iskemle veya masa). Başarısız olmak.

 

Cosset : Üzerine titremek. Şımartmak. Üstüne titremek.

Cosseting : Üzerine titremek. Üstüne titremek. Şımartmak.

Fall over synonyms : cave in, collapsing, devolve, cossets, fall, condescends, persists, blow, condescend, cave, devolves, create, crack up, capsizes, crumpled up, condescended, caved, be overthrown, clear out, tilt over, tumble over, flopped, devolving, capsize, break down, hit the sack, overturn, overset, crumbles, persisted, crashes, capsized, dote on.