Cosset türkçesi Cosset nedir

  • Şımartmak.
  • Üzerine titremek.
  • Üstüne titremek.
  • Üzerine düşmek.

Cosset ingilizcede ne demek, Cosset nerede nasıl kullanılır?

Cosseted : Üstüne titremek. Şımartmak. Üzerine düşmek. Üzerine titremek.

Cosseting : Üstüne titremek. Üzerine düşmek. Şımartmak. Üzerine titremek.

Cossets : Üzerine düşmek. Şımartmak. Üstüne titremek. Üzerine titremek.

Cossette : Kıyılmış pancar. Pancar dilimi. Küspe.

Cossene : Küspe.

Cos site : Cos yeri. Lamda fajlarından bazılarında, dna'larının tek ipliğinin ucunda bulunan çıkıntı.

Cossacks : Kazak. İmparatorluk rusyası'nın güneyindeki halklardan biri.

Coss : Cos.

Cossach : Kazak. Lehistan kıralı ı. sigismund'un 1516'da sınır boylarını bekletmek üzere kurduğu, sonradan ruslarca da benimsenen bir sınıf atlı asker. güney rusya kıyılarında ve ırmak boylarında oturan, çok kez şayka denilen kayıklarıyle karadeniz kıyılarında korsanlık yapan islavlaşmış bir budun. türkistan'da ve güney sibirya'da, bugün kazakistan sovyet cumhuriyeti topraklarında yaşayan türk topluluğu.

Mycrocossmos : Küçük bir evren olarak kabul edilen canlı organizmadaki tüm ögelerin oluşturduğu bütün. Mikrokozmoz.

İngilizce Cosset Türkçe anlamı, Cosset eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cosset ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Dance attendance on : Etrafında dört dönmek. Dört dönmek. Aşırı ilgi göstermek. Birinin emirlerine her zaman itaat etmeye hazır olmak. Pervane olmak. Bir dediğini iki etmemek. İtaatli ve dikkatli bir şekilde beklemek.

Coddling : Hafif ateşte kaynatmak. Nazlı alıştırmak. Özenle bakmak. Hafif ateşte pişirmek. Çok üstüne düşmek. Ağır ateşte kaynatmak. Kaynatmak.

Dote : Çok sevmek. Düşkün olmak. Bunak. Salak. Delicesine sevmek. Çeyiz. Aşırı sevmek. Bunamak. Tutkun olmak.

Handle : Meşgul olmak. Dokunmak. Kullanmak. Eline almak. Ele almak. Sap. El tutma yeri. Sıkıştırma milini çeviren kol. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (meseleyi) ele almak.

Fall over : Düşmek. Devrilmek. Yuvarlanıp düşmek. Yıkılmak. Sırtüstü düşmek.

Cockers : Avcı köpeği. Cocker. Ahbap.

Babying : Bebeksi. Bebek. Hayvan yavrusu. Aşırı bir özenle bakmak. Her ihtiyacını karşılamak. Bebek muamelesi yapmak. Yavru. Çocuk.

Cosher : El bebek gül bebek büyütmek.

Devolves : Geçmek. İntikal etmek. Dejenere olmak. Kalmak. Devrolmak. Bırakmak. Kötüleşmek. Kötüye gitmek. Devretmek.

Cosset synonyms : indulge, coshers, treat, coshering, pamper, cossets, fall over backwards, baby, cosseting, persisted, mollycoddle, babied, devolve, cosseted, cocker, devolving, mollycoddles, mollycoddled, dote on, persist, cherish, coddle, coddles, spring on, cherishing, featherbed, fuss over, persists, coddled, spoil, cherishes, do by.

Cosset ingilizce tanımı, definition of Cosset

Cosset kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To treat as a pet. To fondle. A lamb reared without the aid of the dam. Hence: A pet, in general.