Endues türkçesi Endues nedir

Endues ingilizcede ne demek, Endues nerede nasıl kullanılır?

Endue : Giyinip kuşanmak. Örtmek. Vermek. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giydirmek. Sağlamak (bazı şeylerle). Elbise giymek. Üstlenmek. Giymek. Üzerine almak.

Endued : Elbise giymek. Üstlenmek. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Verilmiş. Giyilmiş. Giydirilmiş. Teçhiz edilmiş. Giyinip kuşanmak. Tevdi edilmiş. Üzerine almak.

Endued with : -e sahip.

Vendue : Müzayede. Açık artırma. Açık arttırma. Kamu satışı. Açık satış.

Enduing : Giyinip kuşanmak. Tevdi etme. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Verme. Teçhiz etme. Üstlenmek. Üzerine almak. Elbise giymek. Giydirme. Giyme.

Endurant : Dayanma ile ilgili.

Endure : Tahammül etmek. Devam etmek. Durmak. Uzun süre etkisini ve gücünü korumak. Dişini sıkmak. Katlanmak. Var olmak. Sebat etmek. Göğüs germek. Dayanmak.

Endurance : Devam. Çekme. Sabır. Dayanma. Tahammül. Katlanma. Dayanıklılık. Süreklilik. Dayanım. Götürüm.

Endurance test : Dayanıklılık deneyi. Dayanıklılık sınaması. Bir sistem veya materyalin uzun bir zaman dilimi boyunca ne kadar süre dayandığını ve ne zaman arızalandığını tespit etmek için yapılan test (genellikle otomobillerde gerçekleştirilen test). Dayanım testi. Dayanıklılık testi. Dayanıklılık sınama. Dayanma deneyi. Dayanım deneyi.

 

Endurability : Dayanıklılık. Dayanılabilirlik. (telekomünikasyon) bir sistemin (veya bir altsistemin) veya prosedürün veya ekipmanın uzun bir zaman periyodu süresince (genellikle aylarca, ciddi bir doğal veya insan eliyle yapılan müdahaleye rağmen {nükleer saldırı, veya dışardan ikmal ve bakım desteğinin kesilmesi gibi}) belirlenmiş performans değerleri içerisinde faaliyetine devam edebilmesini sağlayan sahip olduğu özellikleri.

İngilizce Endues Türkçe anlamı, Endues eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dress oneself up : Donanmak.

Costuming : Kılık. Kostüm. Kisve. Kıyafet. Giysi. Tayyör. Elbise. Sahne elbisesi.

Abuse : Kötü emellerine alet etmek. Fesat. Yolsuz kullanmak. Kötü davranmak. Çirkin sözler söylemek. Suistimal. Suistimal etmek. Taciz. Yolsuzluk. Doğru olmayan bir şekilde kullanmak.

Live with : İle ikamet etmek. İle birlikte yaşamak. İle yaşamak. Kabullenmek.

Affording : Maddi gücü yetmek. Gücü yetmek. Parası yetmek. Karşılamak (parasal olarak). Zamanı olmak. Göze almak. Çıkışmak. Bulabilmek. Satın almaya gücü yetmek.

Attire : Kisve. Elbise. Üstbaş. Giysi. Süs. Giyinmek. Süslemek. Kılık.

Take on : Üstüne almak. Moda olmak. Boy ölçüşmek. Kapışmak. Benzemek. Telaşlanmak. (biriyle) boy ölçüşmek. Uğraşmak (biriyle). Takınmak.

Enduing : Tevdi etme. Teçhiz etme. Giyme. Verme. Giydirme.

 

Arrogate to oneself : Hak iddia etmek. Hak iddia etmek (haksız yere). Kendine maletmek. Kendine mal etmek.

Accept : Razı olmak. Eyvallah demek. Normal karşılamak. Onaylamak. Evet demek. Anlamak. Kabul etmek. Almak. Katlanmak.

Endues synonyms : hold still for, take lying down, array, come, blanketed, doll oneself up, sit out, clothe, suffer, put up, administer, endue, allow, allows, bury, arraying, let, permit, don, canopies, allowing, accepts, accouter, accoutre, doll up, stands, flow from, indue, result, assume, deck out, canopy, dressing up.

Endues zıt anlamlı kelimeler, Endues kelime anlamı

Forbid : Olanak vermemek. Men etmek. Yasak etmek. Haram etmek. Yasaklamak. Engel olmak. Memnu kılmak. Menetmek.

Disallow : Menetmek. İnkar etmek. Kabul etmemek. Karşı çıkmak. İzin vermemek. Müsaade etmemek. Reddetmek. Golü iptal etmek. İptal etmek. Saymamak.

Short : Kısa devre yaptırmak. Kısa. Kısa devre. Noksanlık. Kasa açığı. Eksiklik. Az. Kısa okunuşlu ünlü. Alçak.