Enshrines türkçesi Enshrines nedir

  • Kutsal kabul etmek.
  • Yüceltmek.
  • Kutsal olarak kabul etmek.
  • Mabede koymak.
  • Saklamak.
  • Kutsal bir yere koymak.

Enshrines ingilizcede ne demek, Enshrines nerede nasıl kullanılır?

Enshrine : Kutsal bir yere koymak. Yüceltmek. Saklamak. Kutsal olarak kabul etmek. Mabede koymak. Kutsal kabul etmek.

Enshrined : Kutsal olarak kabul edilen. Kutsal bir yerde saklanan. Kutsanmış. Bir tapınağın içine veya bir tapınağın içinde imiş gibi yerleştirilmiş. Kutsallaştırılmış. Kutsal.

Enshrined tenet : Kutsal ilke. Kutsal prensip.

Enshrinement : Türbeye koyma. Bir azizin kabrine koyma. Tapınakta muhafaza etme. Bir tapınağa koyma işlemi. Mukaddes tutma. Kutsallaştırma. Kutsal eşya sandığına koyma.

Enshrinements : Tapınakta muhafaza etme. Kutsallaştırma. Türbeye koyma. Bir azizin kabrine koyma. Kutsal eşya sandığına koyma. Bir tapınağa koyma işlemi. Mukaddes tutma.

Enshroud : Kefene sarmak. Örtmek. Kefenlemek. Gizlemek.

Enshrining : Kutsal eşya sandığına koyma. Kutsal kabul etmek. Saklamak. Kutsal bir yere koymak. Mukaddes tutma. Türbeye veya takdis olunmuş yere koyma. Bir azizin kabrine koyma. Tapınakta muhafaza etme.

Enshrouded : Örtmek. Örterek gizlenmiş. Gizlemek. Gizlenmiş. Örtülmüş. Kefene sarmak. Kefenlenmiş.

Be enshrined in : Bir şeyin içinde çok saygın bir yeri olmak.

 

Enshrouds : Gizlemek. Kefenlemek. Kefene sarmak. Örtmek.

İngilizce Enshrines Türkçe anlamı, Enshrines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enshrines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandise : Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Abartmak. Uzatmak. Genişletmek. Daha büyük yapmak. Büyütmek. Çoğaltmak. Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak.

Aggrandize : Abartmak. Çoğaltmak. Büyütmek. Artırmak.

Dignifies : Değer vermek. Şeref vermek. Onurlandırmak. Büyütmek. Paye vermek.

Reverence : -e saygı gösteren bir hareket yapmak. -e büyük saygı duymak. Selamlama. Saygı ile eğilme. Saygı göstermek. Ululamak. Papaz efendi (irlanda'da his veya your veya their ile kullanılan bir unvan). Hayranlık. Derin saygı.

Bosom : Koyun merkez. Yakın. Bağır. Sine. Göğüs. Samimi. Döş. Gizlemek. Merkez.

Cloak : Bahane. Pelerin. Gizlemek. Örtmek. Örtü. Paravan. Palto. Gocuk. Perde.

Cache : Zula etmek. Gizlemek. Dağarcık. Gizleme yeri. Gizli yer. Gizli yerde saklanan şey. Gizli bir yere saklamak. Zuladaki mallar.

Venerate : Çok saygı beslemek. Saygı göstermek. Saygısını göstermek (bir hareketle). Hürmet etmek. Kutsal saymak. Tapmak. Çok saygı duymak.

Belaud : Övmek.

Fear : Kuşkulanmak. Ürkmek. Çekinmek. Kuruntu etmek. Allah'tan korkmak. Dert. Korkmak. Endişe etmek. Yılgınlık. Korku.

Enshrines synonyms : aggrandised, bury, buries, aggrandizing, blind, canonizes, bosomed, shut in, bosoming, deified, blindest, bosoms, aggrandizes, revere, conceal, shrine, saint, canonize, close in, enshrine, conceals, enshrining, cloaks, canonised, deify, cloaking, deifies, canonizing, canonise, caches, blinded, inclose, aggrandized.