Enslaver türkçesi Enslaver nedir
- Esir eden.
- Esir eden kimse.
- Köle alan kişi.
- Köle yapan.
Enslaver ingilizcede ne demek, Enslaver nerede nasıl kullanılır?
Enslavers : Köle alan kişi. Köle yapan. Esir eden kimse. Esir eden.
Enslave : Köleleştirmek. Köle yapmak. Esir etmek.
Enslaved : Esir. Köleleştirilmiş. Esir düşmüş. Esarete düşmüş. Esir edilmiş.
Enslaved himself : Kendini -'a boyun eğdirmiş. Kendini bağlamış. Kendini -'a köle yapmış. Kendini mecbur etmiş. Kendini -'a maruz bırakmış.
Enslavement : Köleleştirme. Körü körüne bağlılık. Kölelik. Esaret.
Queensland : Georgia eyaletinde şehir. Avustralya'nın kuzeydoğusunda bir eyalet. Avustralya'da eyalet.
Enslaves : Esir etmek. Köleleştirmek. Köle yapmak.
Queensland itch : Culicoides türü sineklerin ısırmasına bağlı aşırı duyarlılık sonucu oluşan kaşıntı. Avustralya kaşıntısı.
Enslaving : Esir etmek. Köleleştirme. Esir etme. Köle yapmak.
Be enslaved by : Kölesi olmak. Esiri olmak.
İngilizce Enslaver Türkçe anlamı, Enslaver eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enslaver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Territory : Kimi ülkelerde uygulanan geniş, ıssız, az çok özerk ya da kendine özgü toplumsal tüzüğü olan yönetim bölgesi. Mıntıka. Bir ülkenin, coğrafya durumuna, nüfus yoğunluğuna, sinemalarının sayısına ve dağılışına, film başına sağlayabildiği ortalama gelire göre değişik özellikler gösteren ve dağıtım yönünden ayrıldığı belli başlı bölümlerden her biri (örneğin türkiye genellikle şu altı dağıtım bölgesine ayrılmıştır: istanbul (marmara, trakya), izmir (ege), adana (güney ve güneydoğu anadolu), samsun (doğu karadeniz), zonguldak (batı karadeniz), ankara (orta anadolu). Geniş yönetim bölgesi. Yarı saha. Tarla. Ülke. Teritori. Kara. Kara, deniz ve hava ile sınırlı olarak devletin egemenliği altında bulunan yer.
Lapidist : Taşlayıp öldüren.
Dominion : Büyük britanya imparatorluğunun, anayurt ile eşit hakları olan denizaşırı ülkelerinden herbirine verilen ad. Egemenlik. Yönetme hakkı. Dominyon. Sahiplik. Sömürge. İdare. Hükümdara ait arazi. Hüküm.
District : İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Bölgelere ayırmak. Semt. Bölge. İlçe. Sancak. Bucak. Havali. Kaza. Nahiye.
Lapidary : Elmas kesici. Oymacı. Kıymetli taş kesicisi. Kitabe gibi. Hakkak. Cevahirci. Taşlara ait. Taşa işlenmiş. Taş. Yazıta elverişli.
Skilled workman : Kalifiye işçi. Usta işçi. Vasıflı işçi.
Territorial dominion : Bölgesel idare.
Skilled worker : Vasıflı işçi. Kalifiye işçi. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Belirli bir becerisi ve yeteneği olmakla beraber usta durumuna gelemeyen işçi. Yetişmiş işçi. Yetenekli işçi. Becerikli işçi.
Enslaver synonyms : trained worker, enslavers.
Enslaver ingilizce tanımı, definition of Enslaver
Enslaver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who enslaves.

Bu kısımda Enslaver kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enslaver ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enslaver anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enslaver ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.