Enslavers türkçesi Enslavers nedir
- Köle yapan.
- Esir eden kimse.
- Köle alan kişi.
- Esir eden.
Enslavers ingilizcede ne demek, Enslavers nerede nasıl kullanılır?
Enslaver : Esir eden kimse. Köle alan kişi. Esir eden. Köle yapan.
Enslave : Köle yapmak. Esir etmek. Köleleştirmek.
Enslaved : Esir. Esir edilmiş. Köleleştirilmiş. Esarete düşmüş. Esir düşmüş.
Enslaved himself : Kendini -'a maruz bırakmış. Kendini -'a köle yapmış. Kendini -'a boyun eğdirmiş. Kendini bağlamış. Kendini mecbur etmiş.
Enslavement : Körü körüne bağlılık. Köleleştirme. Kölelik. Esaret.
Enslavements : Köleleştirme. Kölelik. Körü körüne bağlılık. Esaret.
Be enslaved by : Kölesi olmak. Esiri olmak.
Enslaves : Esir etmek. Köleleştirmek. Köle yapmak.
Queensland : Georgia eyaletinde şehir. Avustralya'nın kuzeydoğusunda bir eyalet. Avustralya'da eyalet.
Enslaving : Esir etme. Esir etmek. Köleleştirme. Köle yapmak.
İngilizce Enslavers Türkçe anlamı, Enslavers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enslavers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Subject : Konu. Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb. Maruz bırakmak. Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu. Tabi kılmak. Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Üzerinde, deney, araştırma, ölçme, sayısal işlem ve değerlendirme yapılan kimse ya da şey. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Eğilimi olan. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu.
Subjugate : Fethetmek. Ram etmek. Zaptetmek. Maruz bırakmak. Hükmü altına almak. İnkıyat ettirmek. Zapt etmek. Yenmek. Boyun eğdirmek. Buyruğu altına almak (bir halkı).
Enslavers synonyms : enslaver.

Bu kısımda Enslavers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enslavers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enslavers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enslavers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.