Ensuing türkçesi Ensuing nedir
- Gelecek.
- [#sonra Sonraki].
- Ertesi.
- Peşpeşe.
- Sonradan gelen.
- Birbirini takip etmek.
- Ardından gelen.
- Sonradan meydana gelen.
Ensuing ingilizcede ne demek, Ensuing nerede nasıl kullanılır?
Ensuing war : Ardından gelen savaş. Takip eden savaş.
The ensuing year : Ertesi sene.
Ensuant : Neticesi olan. Bağlı. Takip eden. Tabi.
Ensue : Ardından gelmek. Doğmak. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Sonucu olmak. Takip etmek. Meydana gelmek. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Netice olarak husule gelmek. Birbirini takip etmek. İzlemek.
Ensued : Sonradan gelmek. Çıkmış. Ardından gelmiş. Meydana gelmiş. Ardından gelmek. Sonucu olmak. Birbirini takip etmiş. Doğmak. Sonucu olmuş.
Ensues : Ardından gelmek. İzlemek. Sonradan gelmek. Doğmak. Sonucu olmak. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Birbirini takip etmek. Meydana gelmek. Netice olarak husule gelmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak.
Ensured : Sağlanmış. Garanti edilmiş. Sigorta etmek. Temin edilmiş. Sağlama almak. Emniyete alınmış. Sağlamak. Garantiye almak. Sigorta edilmiş.
Ensure : Olmasını kesinleştirmek. Kesinleştirmek. Sağlamak. Garantilemek. Korumak. Sağlama almak. Sigorta etmek. Garantiye almak. Hüküm altına almak. Emniyete almak.
Ensure oneself against : - durumunda (tehlike, vb.) kendini korumak. Kendini -'a (tehlike, felaket, vb.) karşı korumak. - olması halinde (tehlike, vb.) kendini güvenceye almak.
Ensures : Emniyete almak. Garantiye almak. Sağlama almak. Kesinleştirmek. Hüküm altına almak. Olmasını kesinleştirmek. Sigorta etmek. Sağlamak. Garantilemek. Emin olmak.
İngilizce Ensuing Türkçe anlamı, Ensuing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ensuing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Successive : Ardarda. Dayanışmalı. Ardarda gelen. Birbirini izleyen. Birbiri ardına. Ardışık. Üst üste. Peş peşe. Üst üste olan.
Consecutively : Birbiri ardına. Arka arkaya. Art arda. Ardarda olarak. Peş peşe gelecek şekilde. Ardışık olarak. Birbirini izleyerek.
Secondaries : Orta. İkinci derecede olan. Sekonder. İkinci dereceli şey. Sekonder devre. Delege. Uydu. İkincil şey. Muavin. İkincil.
Oncomings : Yaklaşma. Yetişmekte olan. Yaklaşan. İlerleyen. Yaklaşmakta olan.
Futurity : İlerisi. Gelecekçilik. Gelecekteki durum. İstikbal.
Afterings : Sonrasına. Tarihinden sonra. Arkasından. Sonra. Ardından. Sonrası. Sonra gelen. Arayışında.
Futurities : İlerisi. Gelecekçilik. Gelecekteki durum. İstikbal.
Eventual : Er geç olan. En sonraki. Sonuç olarak. Son olarak. Muhtemel. Sonunda olan. Olası. Nihai. En sonunda olan.
Following : Taraftarlar. Takip etme. Taraftarların hepsi. Belirtilen. Belirtilen şey ya da kişiler. Maiyet. İzleme. Takip eden. Yandaş grubu. Müteakip.
Aftertime : İstikbal.
Ensuing synonyms : fate, oncoming, future, fortune, running, succeeding, latter, fates, alternate, alternates, posteriors, printer, posterior, consecutive, ensues, hereafter, descendent, forthcoming, outlook, next page, ensue, subsequent, after, in succession, coming, alternated, other, post, the future, next, the following, later, secondary.
Ensuing zıt anlamlı kelimeler, Ensuing kelime anlamı
Preceding : Mukaddem. -den önceki. Önce gelen. Önde bulunan. Önce gelme. Önceki.

Bu kısımda Ensuing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ensuing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ensuing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ensuing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.