Enterocyte türkçesi Enterocyte nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Enterosit.
- İnce bağırsak mukozasının epitelinde bulunan emme hücreleri.
Enterocyte ingilizcede ne demek, Enterocyte nerede nasıl kullanılır?
Enterocarans : Enterokarans. Rasyonda yeterli miktarda vitamin var olmasına karşın, emilmede ortaya çıkan bozukluk sonucu meydana gelen vitamin eksikliği problemi.
Enterocele : Bağırsak fıtığı. Enterosel.
Enterocentes : Bağırsak punksiyonu. Atlarda bağırsakta oluşan gaz ve fermantasyon kolikleri durumunda veya ilaçların doğrudan kör bağırsağa verilmesi için sekuma veya rektal kanal yoluyla sol kolona punksiyon yapılması.
Enterochromophine cells : Vücutta serotonin ve prostoglandinler gibi bir kısım otokoitleri üreterek depolayan mide-bağırsak mukozası hücrelerinin bir tipi. Enterokromafin hücreler.
Enterococcosis : Kanatlılarda, enterokok türü bakterilerin neden olduğu, septisemi veya eklem, kalp kesesi, kalp kasının nekrozuyla belirgin kronik seyirli hastalık. Enterokokkozis.
Entero : Bağırsak, iç organ, bağır. Entero.
Enterocoel coelom : Sindirim sisteminden meydana gelen, cep biçimindeki vücut boşlukları. Enterosöl sölom.
Protothecal enterocolitis : Köpeklerde kanlı ishal ve ağırlık kaybıyla belirgin renksiz algler tarafından oluşturulan kanamalı ve ülserli kolon yangısı. iskoç çoban köpeklerinde diğer ırklara göre daha yaygındır. Prototekal enterokolitis.
Enterocolitis : İnce bağırsaklarla birlikte kolonun yangısı. evcil hayvanlarda yersinia, escherchia coli, renksiz algler ve salmonella gibi etkenlerce oluşturulan sistemik enfeksiyonlara bağlı olarak biçimlenir. Enterokolitis. Anterokolit. Enterokolit. Bağırsak yangısı. İnce ve kalın bağırsak iltihabı. Bağırsak iltahabı.
Enterobacter : Enterobakter. Gram negatif, enterobacteriaceae ailesinden, isteğe bağlı anaerobik, fermentatif, hareketli, çubuk biçiminde bakteri. Enterobacter.
İngilizce Enterocyte Türkçe anlamı, Enterocyte eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Enterocyte ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
Enterocyte synonyms : abramis zone, a site, a cells, aardvarks, abductor muscle, abo blood groups system.

Bu kısımda Enterocyte kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Enterocyte ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Enterocyte anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Enterocyte ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.