Enthusiast türkçesi Enthusiast nedir

  • Ateşli taraftar.
  • Hayran.
  • Şevkli kimse.
  • Coşkun kimse.
  • İstekli kimse.

Enthusiast ile ilgili cümleler

English: Ali didn't sound as enthusiastic as Mary.
Turkish: Ali Mary kadar hevesli görünmüyordu.

English: He is much more of a golf enthusiast than I am.
Turkish: Benden çok daha fazla golf tutkunudur.

English: Ali doesn't seem too enthusiastic.
Turkish: Ali çok hevesli görünmüyor.

English: Ali didn't seem too enthusiastic.
Turkish: Ali çok hevesli görünmüyordu.

English: Ali didn't seem very enthusiastic.
Turkish: Ali çok coşkulu görünmüyordu.

Enthusiast ingilizcede ne demek, Enthusiast nerede nasıl kullanılır?

Computing enthusiast : Bilgisayar tutkunu.

Enthusiastic : İstekli. Coşkulu. Coşkun. Şevkli. Hevesli. Meraklı. Ateşli. Hararetli. Can atan.

Enthusiastically : Hevesle. Şevkle. Ateşli bir şekilde. Gayretle. Heyecanla. Coşkulu bir tarzda. Coşkuyla.

Enthusiasts : İstekli kimse. Ateşli taraftar. Coşkun kimse. Hayran.

Be enthusiastic : Heyecan duymak.

Enthusiasms : Heyecan. Heves. Coşkunluk. Hayranlık. Gayret. Şevk. Coşku. Çoşkunluk. Şevku-teheyyüç. İstek.

Enthusiasm : Şevk. Coşku. Büyük ilgi. Heves. Gayret. Heyecan. Çoşkunluk. Hayranlık. İsteklilik. Coşkunluk.

Be enthusiastic about : (bir konuda) hevesli veya istekli olmak.

 

Unenthusiastic : Gevşek. Aldırışsız. Soğuk. Gayretsiz. Ateşli olmayan. İlgisiz. Kayıtsız. Cansız. Coşkulu olmayan. Donuk.

Dampened his enthusiasm : Heyecanını söndürdü veya azalttı. Onun hevesini kaçırdı.

İngilizce Enthusiast Türkçe anlamı, Enthusiast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enthusiast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ecstatical : Kendinden geçmiş. Sevinç dolu. Sermest. Esrik. Mest olmuş. Çok mutlu.

Supporter : Lehdar. Bileklik. Destekleyen. Destek olan kimse. Suspansuvar. Korse. Yardımcı. Sponsor. Arka çıkan kimse. Destekçi.

Nut : Cıvata somunu. Kaçık. Başlık. Kab. Saksı. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Ceviz toplamak. Fındıksı meyve. Taşak. Fındık toplamak.

Partisan : Partizan. Çeteci. Taraftar. Parti taraftarı olan. Yandaş. Gerilla. Tarafgir. Partici. Fırkacı. Taraftarlık.

Shutterbug : Fotoğraf çekme meraklısı. Fotoğraf meraklısı.

Boosters : İtişi artırıcı şey. Hız kazandırıcı (roket). Çığırtkan. Amplifikatör. Destek. Güçlendirici. Yükseltici. İtici. Destekleyen. Yardımcı.

Gadgeteer : Küçük aletler kullanmayı veya icat etmeyi seven kimse. Ivır zıvır şeyleri kullanmayı veya icat etmeyi seven kimse. Ufat tefek aletler üretmeyi veya kullanmayı seven kimse.

Junky : Uyuşturucu kullanan kimse. Uyuşturucu müptelası. (resmi olmayan) uyuşturucu bağımlısı. Bkz.junkie. Bağımlı olan veya bir şey için can atan kimse.

Partizan : Taraftarlık. Yandaş. Partici. Fırkacı. Çeteci. Taraflı. Taraftar. Gerilla. Tarafgir.

 

Balletomane : Bale meraklısı. Balesever. Bale delisi. Baleye son derece meraklı kişi.

Enthusiast synonyms : animal fancier, technophile, ecstatic, fiend, ecstatics, fan, devotee, admirer, adorer, protagonist, backslapper, enamoured, junkie, bird fancier, fanatic, votary, votaries, fancier, ardent fan, aspt, devotees, sports fan, admiring, booster, admirers, enthusiasts, enamored, aficionado, maniac, champion, friend, rooter, addict.

Enthusiast zıt anlamlı kelimeler, Enthusiast kelime anlamı

Enthusiast antonyms : technophobe.

Enthusiast ingilizce tanımı, definition of Enthusiast

Enthusiast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One moved or actuated by enthusiasm. A fanatic. (b) One whose mind is wholly possessed and heated by what engages it. As: (a) One who imagines himself divinely inspired, or possessed of some special revelation. One who is influenced by a peculiar. Fervor of mind. A religious madman. An ardent and imaginative person.