Enthusiastic türkçesi Enthusiastic nedir

Enthusiastic ile ilgili cümleler

English: George is very enthusiastic about his new job.
Turkish: George yeni işi hakkında çok hevesli.

English: He is enthusiastic about tennis.
Turkish: O tenise can atıyor.

English: He pretends to be enthusiastic when his boss is around.
Turkish: Patron varken çok hevesliymiş gibi davranır.

English: His speech met with enthusiastic applause.
Turkish: Onun konuşması coşkulu alkışlarla karşılandı.

English: Ali didn't sound as enthusiastic as Mary.
Turkish: Ali Mary kadar hevesli görünmüyordu.

Enthusiastic ingilizcede ne demek, Enthusiastic nerede nasıl kullanılır?

Be enthusiastic about : (bir konuda) hevesli veya istekli olmak.

Be enthusiastic : Heyecan duymak.

Enthusiastically : Coşkuyla. Gayretle. Hevesle. Ateşli bir şekilde. Heyecanla. Şevkle. Coşkulu bir tarzda.

Overenthusiastic : Aşırı hevesli. Çok coşkulu. Çok istekli. Abartılı derecede hevesli.

Overenthusiastically : Aşırı hevesli bir şekilde. Aşırı istekli bir biçimde. Aşırı coşku ile. Aşırı coşkulu bir halde.

Enthusiasm : Coşkunluk. Çoşkunluk. Hayranlık. İstek. Şevk. Heves. Heyecan. İsteklilik. Şevku-teheyyüç. Coşku.

Unenthusiastic : Gevşek. Cansız. Gayretsiz. Kayıtsız. Soğuk. Donuk. Coşkulu olmayan. Ateşli olmayan. Aldırışsız. İsteksiz.

 

Computing enthusiast : Bilgisayar tutkunu.

Enthusiasms : Gayret. Coşku. Hayranlık. Coşkunluk. Şevk. Heves. Şevku-teheyyüç. Çoşkunluk. İstek. Heyecan.

With resumed enthusiasm : Tazelenmiş zindelikle. Yenilenmiş bir canlılıkla. Taptaze bir heyecanla. Yenilenmiş hevesle.

İngilizce Enthusiastic Türkçe anlamı, Enthusiastic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Enthusiastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bouncier : Canli. Zıpır. Yaşam dolu. Yerinde duramayan. Canlı.

Mad about : Delisi. Fazla istekli. Deli.

Burning : Yanma. Fırınlama. Büyük. Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı. Kızgın. Şiddetli. Yakıcı. Mühim. Çözüm bekleyen.

Raring : Çok istekli.

Chipper : Neşeli. Yongalayıcı. Cıvıltılı sesler çıkarmak. Tarakçı. Sohbet etmek. Yüzey pürüzlendirici. Cıvıldamak. Şık. Çene çalmak.

Emotionalistic : Duygusal. Heyecan uyandırmaya çalışan. Heyecanlı. Duygularını aşırı dramatik bir şekilde gösteren. Fazla heyecana kapılan.

Eager : Arzulu. Canlı. Sabırsız. Arzu. Gayretli.

Connoisseur : Eksper. Ehil. Erbap. Mütehassıs. Uzman. Duayen. Usta.

Effervescence : Efervesans. Galeyan. Köpürme. Feveran. Kabarcık çıkarma. Coşma. Kimyasal ya da fiziksel bir etki sonucu bir sıvıdan sürekli olarak küçük gaz kabarcıklarının çıkması. Coşku. Neşelenme.

Larky : Eşek şakası veya muziplik yapmaktan kaynaklanan. Budala. Şapşal. Delidolu. Soytarı. Maskara.

 

Enthusiastic synonyms : fiery, aglow, amateur, heated, expansive, in a glow, in a twitter, athirst for, fevered, connoisseurs, aficionado, delirious, effervescent, passionate, fierier, addicted, cheerful, ebullient, cock a hoop, aboil, peppier, dilettante, impassioned, armed, declamatory, aspirant, applicants, bubbly, dotty, boiling over, bouncy, fieriest, dabblers.

Enthusiastic zıt anlamlı kelimeler, Enthusiastic kelime anlamı

Unenthusiastic : Gayretsiz. Coşkulu olmayan. Cansız. Kayıtsız. Soğuk. İsteksiz. İlgisiz. Ateşli olmayan. Donuk. Aldırışsız.

Spiritless : Miskin. Cansız. Pısırık. Cesaretsiz. Korkak. Keyifsiz. Ruhsuz. Donuk. Sönük.

Passionless : Soğukkanlı. Kendine hakim. Ruhsuz. Tutkusuz. İhtirassız. Heyecansız.

Enthusiastic ingilizce tanımı, definition of Enthusiastic

Enthusiastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an enthusiastic lover of art. Zealous. Characterized by enthusiasm. Filled with enthusiasm. An enthusiast. A zealot.