Eager türkçesi Eager nedir

Eager ile ilgili cümleler

English: Ali is eager to buy a new car.
Turkish: Ali yeni bir araba almaya istekli.

English: Ali is eager to go to Boston.
Turkish: Ali Boston'a gitmeye istekli.

English: Ali didn't appear to be particularly eager to go with us.
Turkish: Ali bizimle gitmek için özellikle istekli görünmüyordu.

English: Ali is eager for the apple.
Turkish: Ali elma için istekli.

English: Ali is eager to go abroad.
Turkish: Ali yurt dışına gitmeye istekli.

Eager ingilizcede ne demek, Eager nerede nasıl kullanılır?

Eager beaver : Çok istekli kimse. Bir şeyi yapmaya çok istekli olan kimse. Çok arzulu kimse. Bir konuda aşırı derecede hevesli olan kimse. Çok istekli.

Eager for : -e istekli.

Eager in : -e istekli.

Eager to learn : Eğitilmeye çok istekli. Öğrenmeye hevesli. Öğrenmeye istekli. Öğrenme heveslisi.

Be eager to : -meyi arzulamak. -mak istemek. Hevesli olmak. -meye istekli olmak.

Eagerness : Şevk. İsteklilik. Sabırsızlık. Canlılık. Açgözlülük. İstek. Can atma. Heves. Arzu. Heveslilik.

Overeager : Abartılı ölçüde istekli. Aşırı arzulu. Aşırı istekli. Çok fazla istekli.

Meagerness : Zayıf halde. Kuruluk. Zayıflık. Kıtlık. Yetersizlik.

 

Be eager : İsteklenmek.

Meager lime : İnce kireç. Düşük kaliteli kireç.

İngilizce Eager Türkçe anlamı, Eager eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eager ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tidal current : Gel-git akıntısı. Özellikle anadeniz kıyılarındaki sığ koy ve boğazlarda görülen, kabarma sırasında denizden karaya, çekilme sırasında da ters yönde oluşan akıntı. Gelgit akıntısı.

Burning : Önemli. Hararetli. İvedi. Yakıcı. Yakma. Büyük. Acil. Yanan. Şiddetli. Çözüm bekleyen.

Aspiring : Gayesi olan. Gözü ilerde olan. Gözü olan. Amaçlayan. Talip olma.

Solicitous : Endişeli. Dikkatli. Kaygılı. Meraklı. Tedirgin. Özen gösteren. Vesveseli.

Dying : Nesli tükenen. Ölen. İrtihal. Cansız. Kıkırdama. Ölmekte olan. Ölüm. Ölme.

Hankered : İstemek. Özlem. Hasret duymak. Özlemini çekmek. Özlemek. Arzulamak. Özlem duymak. Çok özlemek. İstek duymak.

Dabbler : Amatör. Baştansavmacı. Laf olsun diye ilgilenen kimse. Meraklı. Baştan savmacı. Şarlatan. Bir işe heves duyup girişme eğiliminde olan kimse.

Bouncy : Yaşam dolu. Canli. Zıpır. Yerinde duramayan.

Peppiest : Azimli. Enerjik.

Eager synonyms : aegir, eagers, armed, breezier, arduous, larky, prurient, diligent, industrious, gumptious, antsy, longing, bounciest, aspired, eagerness, yearner, amateurs, ardent, alive, amatory, longings, fervid, craving, peppier, amateur, mad about, fiery, tidal flow, testy, appetites, alive and well, agog, appetency.

Eager zıt anlamlı kelimeler, Eager kelime anlamı

Unenthusiastic : Ateşli olmayan. Aldırışsız. Gayretsiz. İlgisiz. Cansız. Gevşek. Coşkulu olmayan. Kayıtsız. İsteksiz. Soğuk.

Eager antonyms : uneager.

Eager ingilizce tanımı, definition of Eager

Eager kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Acid. Sour. Sharp. Same as Eagre.