Envious türkçesi Envious nedir
Envious ile ilgili cümleler
English: John is envious of your new car.
Turkish: John senin yeni arabanı kıskanıyor.
English: I am envious of his success.
Turkish: Onun başarısını kıskanıyorum.
English: I'm envious of you because you have a good boss.
Turkish: İyi bir patronun olduğu için seni kıskanıyorum.
English: He was envious of her way of living.
Turkish: O, onun yaşama biçimini kıskanıyordu.
English: He was envious of his way of living.
Turkish: Onun yaşam biçimini kıskanıyordu.
Envious ingilizcede ne demek, Envious nerede nasıl kullanılır?
Envious of : İ kıskanan. Kıskanç.
Envious person : Diğerinin üzerine titreyen kimse. Kıskanç kimse. Diğerini kıskanan kimse.
Becoming envious : Kıskanır hale gelme. Başkalarına ait şeyleri istemeye başlama. Kıskanma.
Enviously : Hasetle. İmrenerek. Garezle. Kıskançlıkla. Açgözlülükle. Hırsla.
Enviousness : Açgözlülük. Hasetlik. Tamahkarlık. Kıskançlık.
Enviable : Özenilecek. Başarılı. İyi. Kıskanılacak. Çok başarılı. Kıskandırıcı. İmrenilecek. Güzel. Gıpta edilecek.
Enviably : Gıpta edilecek kadar. Özenerek. Kıskanarak. Kıskançlık veya haset uyandıran bir tarzda. Gıpta ederek. Kıskanç bir şekilde.
Enviers : Kıskanç kimse. Özenen. Gıpta eden. Kıskanan. Gıpta eden kimse.
Envies : Hasetlenmek. Gözü kalmak. Gıpta etmek. Haset etmek. İmrenme. Kıskançlık. İmrenmek. Çekememek. İmrenti. Kıskanmak.
Admire enviously : Gıpta ile bakmak.
İngilizce Envious Türkçe anlamı, Envious eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Envious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Covetous : Aç. Aç gözlü. Açgözlü. Mal canlısı. Hırslı. Haris. İstekli.
Envier : Gıpta eden kimse. Kıskanç kimse. Özenen.
Green eyed : Kem gözlü. Yeşil gözlü. Yeşil tonlarda gözleri olan.
Wishful : Arzulu. Hasret dolu. İstekli.
Yellow : Namussuz. Ödlek. Sarılı. Sarartmak. Sarı renk. Sararmak. Korkak. Yumurta sarısı. Sarı.
Grudging : Gönülsüz. Kinci. İsteksiz. Kindar.
Jaundiced : Kuşkulu. Kötü niyetli. Sarılık olmuş. Hoşnutsuz. Kıskançlık dolu. Fesat. Önyargılı. Güvenilmez. Karamsar. Sarılıklı.
Grudgers : Kinci.
Jealousy : Özen. Günü. Hasetçilik. Kıskançlık. Çekememezlik.
Jealousness : Kıskanma durumu. İmrenme. Zoruna gitme. Kıskançlık. Uyanıklık. Aç gözlülük. Gayretli olma. Hoşgörüsüzlük.
Envious synonyms : jaundice, green eyed monster, malice, desirous, jaundices, enviers, covetousness, envious of, grudger, grudge, jealous, jealousies, gloating, emulous.
Envious zıt anlamlı kelimeler, Envious kelime anlamı
Undesirous : İstemeyen. İsteksiz.
Envious ingilizce tanımı, definition of Envious
Envious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Malignant. Spiteful. Mischievous.

Bu kısımda Envious kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Envious ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Envious anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Envious ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.