Jealousy türkçesi Jealousy nedir
Jealousy ile ilgili cümleler
English: She burned with jealousy.
Turkish: Kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
English: Love is blind, but jealousy can see even nonexistent things.
Turkish: Aşk kördür ama kıskançlık var olmayan şeyleri bile görebilir.
English: She was a bundle of jealousy.
Turkish: Kıskançlık abidesiydi.
English: There's no love without jealousy.
Turkish: Kıskançlık olmadan sevgi yoktur.
English: She was burning with jealousy.
Turkish: O kıskançlıktan yanıp tutuşuyordu.
Jealousy ingilizcede ne demek, Jealousy nerede nasıl kullanılır?
Consumed with jealousy : Kıskançlıktan deliye dönmüş.
Exaggerated jealousy : Aşırı kıskançlık. Aşırı derecede dramatik kıskançlık. Abartılı kıskançlık. Abartılı alınganlık.
Jealous god : Kıskanç tanrı. Yahudilerin başka tanrılar veya idollere tapmasını yasaklayan eski ahit tanrısı.
Jealous guy : Kıskanç adam. Kendisine ait saydığı şeyleri koruyan erkek. Rekabete tahammülü olmayan erkek.
Jealous husband : Kıskanç koca. Karısından şüphelenen ve sahip çıkan erkek (özellikle karısının diğer erkeklere olan etkileşimleri ile ilgili olarak).
Jealousies : Hasetçilik. Haset. Kıskançlık. Özen. Günü. Çekememezlik.
Jealous wife : Kıskanç kadın. Kocasından şüphelenen ve sahip çıkan kadın (özellikle kocasının diğer kadınlarla olan etkileşimleri ile ilgili olarak).
Getting jealous : Kıskanç hale gelmek. Kıskanç olmak. Kıskançlık göstermek.
Was jealous of : -den kıskandı.
Jealous of : Üzerine titreyen. Titiz. -i kıskanan. Düşkün.
İngilizce Jealousy Türkçe anlamı, Jealousy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jealousy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jaundice : Hoşnutsuzluk. Önyargı. Karamsarlık. Sarılık. Düşmanlık.
Envy : İmrenmek. Gıpta etmek. Kıskanmak. Haset etmek. İmrenme. Çekememek. İmrenti. Gözü kalmak. Hasetlenmek.
Jealousness : Uyanıklık. Zoruna gitme. Hoşgörüsüzlük. İmrenme. Kıskanma durumu. Gayretli olma. Aç gözlülük.
Envious : Gıpta eden. İmrenen. Kıskanan. Hasut. Günücü. Kıskanç. Hasetli.
Covetousness : Açgözlülük. Hırslılık. Harislik. Tamahkarlık. Aç gözlülük. Hırslı olma.
Painstaking : İtina isteyen (iş). Emek veren. Özenme. İtinalı. Özenen. Titiz. Özenli. İtina. Dikkatli. Zahmet.
Rigor : Katılaşma. Sağlamlık. Titizlik. Sıkıntı. Kasılma. Rigor. Cefa. Titreme. Bir ölçme aracıyla elde edilen ölçümlerin yüksek güvenirlik ve geçerlik düzeyinde kazandığı süreğenlik.
Applications : Başvuru formu. Başvuru. Uygulamalar. Yaratıcı bilgisayar uygulamaları. Sürme. Dikkat. Kullanım. Başvurma. Talep.
Intolerance : İntolerans. Entolerans. Tahammül edememe. Anlayışsızlık. Tahammülsüzlük. Hassas olma, direnme yeteneğinin olmaması. Hoşgörüsüzlük. Hoş görmeme. Dayanamama.
Gloating : Son derece. Kötü niyetli. Sinsi.
Jealousy synonyms : wakefulness, alertness, care, carefulness, punctilio, jaundices, application, solicitude, watchfulness, green eyed, green eyed monster, grudgers, grudger, the green eyed monster, assiduities, malice, jealousies, attention, grudge, vigilance, heartburning, assiduity, jealous, elaboration, envies, elaborations, grudging, pains, enviousness.
Jealousy ingilizce tanımı, definition of Jealousy
Jealousy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Painful suspicion of the faithfulness of husband, wife, or lover. Earnest concern or solicitude. Painful apprehension of rivalship in cases nearly affecting one`s happiness. The quality of being jealous.

Bu kısımda Jealousy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jealousy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jealousy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jealousy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.