Intolerance türkçesi Intolerance nedir

Intolerance ile ilgili cümleler

English: Intolerance will not be tolerated.
Turkish: Hoşgörüsüzlük hoşgörülmeyecek.

English: Your intolerance reflects your insecurity.
Turkish: Hoşgörüsüzlüğün güvensizliğini yansıtıyor.

Intolerance ingilizcede ne demek, Intolerance nerede nasıl kullanılır?

Debt intolerance : Borcun dayanılmazlığı. Yükselen piyasa ekonomilerinin dış borçlarının vade yapısı ve düzeyini gelişmiş ülke ölçütlerine göre yönetememesi durumu.

Food intolerance : İmmun kökenli olmayan, gıda veya gıda bileşenlerinin neden olduğu olumsuz reaksiyonların genel adı. Gıda hassasiyeti. Gıda duyarlılığı.

Lactose intolerance : Laktoz hassasiyeti. Laktoz tahammülsüzlüğü. İnce bağırsaklarda ?-galaktosidaz enziminin yokluğu veya yetersizliği nedeniyle, sütteki laktozun sindirilememesi sonucu ishal, karın ağrısı, gaz oluşumuyla seyreden kalıtsal bozukluk. Laktoz duyarlılığı. Laktoz intolerans. Laktoz intoleransı. Laktozu tolere edememe. Süt şekerini sindirememe veya sindirilmesinde zorlanma (süt ürünleri tüketiminden sonra kramp, ishal, vs. gibi semptomlar ile tanımlanan).

 

Intolerant : Anlayışsız. Müsamahasız. Kaskatı. Hoşgörüsüz. Tahammülsüz. Hazımsız.

Intolerantly : Hoşgörüsüz bir şekilde. Önyargılı bir şekilde. Hoşgörüsüz bir biçimde. Dar kafalı bir şekilde. Toleranssız bir şekilde. Taraflı bir şekilde.

Intolerable : Kabul edilemez. Katlanılamaz. Kabul edilebilir değil. Çekilmez. Dayanılmaz. Tahammül edilmez.

Be intolerant of : Dokunmak. Katlanamamak. Tahammül edememek.

Intolerably : Dayanılmaz bir biçimde. Çekilmez bir şekilde. Dayanılmaz bir şekilde. Katlanılmaz bir şekilde. Çekilmez bir biçimde.

The intolerable acts : Tahammül edilemez yasalar. Boston çay partisi'ne ceza olarak 1774'te ingilizlerce amerikan kolonistlere dayatılan üç yasa (ayrıca zorlayıcı yasalar olarak bilinen).

İngilizce Intolerance Türkçe anlamı, Intolerance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intolerance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Imperceptiveness : İdrak edememe. İdrak eksikliği. Kavrayışsızlık. Algısızlık. Algı eksikliği. Algılayamama.

Narrow mindedness : Bağnazlık. Dar fikirlilik (fig.).

Impatientness : Sabırsızlık. Toleranssız olma durumu. Rahatsızlık.

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha.

Jealousy : Hasetçilik. Özen. Günü. Kıskançlık. Haset.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

Hebetude : Hebetüd. Zihin körlüğü. Letarji. Aptallık.

Mental attitude : Haleti ruhiye.

 

Dulness : Salakça olma durumu. Bıkkınlık. Tembellik. İlginç olmama durumu. Kesmezlik. Durgun olma durumu. Kasvetlilik. Körlük. Heyecansızlık.

Inconsiderateness : Saygısızlık. Tedbirsizlik. Densizlik. Düşüncesizlik. Nezaketsizlik. İzansızlık.

Intolerance synonyms : religionism, zero tolerance, fanatism, purblindness, envy, a crochordon, abamectin, a c deformity, abdominal pain, bigotry, a dna, jealousness, dogmatism, lack of understanding, jealousies, abdomen, sternness, abdominal palpation, impatience, abdominal ovariectomy, zealotry, incomprehension, abdominal fat necrosis, abdominal distention, doziness, narrowness, fanaticism, a band, attitude, blindness, a c syndrom, a clay, a amplitude mod.

Intolerance zıt anlamlı kelimeler, Intolerance kelime anlamı

Patience : Labada. Dayanç. Sebat. Hasta. Sabır. Çıdam. Tahammül. Tek kişilik iskambil oyunu. Dayanma.

Broad mindedness : Ürkütücü veya karşıt görüş ve davranışları tolore etme ve tahammül gösterme eğilimi. Geniş fikirlilik.

Tolerance : Tahammül. Tahammül (organizma vb'ne özgü). Oynama payı. Müsamaha. Hoşgörü. Tolerans. İhtiyat payı. Hata payı. Dayanıklılık. Hoşgörülülük.

Intolerance ingilizce tanımı, definition of Intolerance

Intolerance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, intolerance of light. Want of capacity to endure.