Rigor nedir, Rigor ne demek

Rigor; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kas lifleri ATP ve fosforilkreatinden tamamen yoksun kaldıklarında aktin-miyozin bağlarının çözülmemesi sonucu kasların kasılı kalarak aşırı derecede sertleşmesi.

Rigor tanımı, anlamı

Asidik rigor : Asidik ölüm katılığı

Rigor mortis : Ölüm sertliği. Ölüm katılığı.

Sertleşme : Sertleşmek işi. İçindeki damarlara kan dolması ile birlikte erkeklik organının sert ve dik duruma gelmesi, ereksiyon.

Çözülme : Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.

Tamamen : Bütün olarak, büsbütün, baştan sona.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Bağlar : Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Diyarbakır kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Erzincan ilinde, Tanyeri bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Hakkâri şehri, Şemdinli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Yoksun : Belli bir şeyden kendisinde olmayan, belli bir şeyin yokluğunu çeken, mahrum.

 

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Kasıl : Ev önünde sebze ekmek için ayrılan arsa. İpek böceğinin son uykusu. Başak tutmamış arpa, buğday ve benzerleri tahıllar. Elâzığ şehrinde, Palu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Kasla : Yalan.

Aşırı : Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Gereğinden fazla, çok. Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Ötede, ötesinde.

Aktin : Hücrelerde bulunan küçük küresel (G aktin) protein birimlerinden oluşan iki polipeptit dizisinin sarmal yaparak oluşturdukları ipliksi protein (F aktin). Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan esas ipliksi proteinlerden biri; kasta aktin, tropomiyozin ve troponin ile beraber ince ipliği, miyozin ise kalın ipliği oluşturur. İnce filâmentlerin iki ucunda ipliğin bozulmasını engelleyen Çap Z ve tropomodulin denilen başlık proteinleri bulunur. Hücrelerde bulunan küçük küresel protein birimlerinden oluşan iki polipeptit dizisinin sarmal yaparak oluşturdukları, kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan esas ipliksi proteinlerden biri. Hücrelerde bulunan küçük hücresel (G-aktin) protein birimlerinden oluşan iki polipeptit dizisinin sarmal yaparak oluşturdukları ipliksi protein (F-aktin). Kas hücrelerinde kasılmayı sağlayan esas ipliksi proteinlerden biri. Apikompleksalarda hareket sistemi. Metazoaların kasları. Kas tellerinin kimyasal yapısına giren kasılma yeteneğine sahip bir kas proteini olup miyozinle beraber aktomiyozin halinde bulunur.

 

Yoksu : Yoksa.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

Kala : Kaldığında.

Diğer dillerde Rigor anlamı nedir?

İngilizce'de Rigor ne demek ? : rigor