Eon türkçesi Eon nedir

  • [#sonsuz Sonsuzluk].
  • Evrenin yaşı.
  • Çok uzun veya sonsuz zaman.
  • Çok uzun zaman.
  • Ebediyet.

Eon ile ilgili cümleler

English: A friend of mine is looking for someone who speaks French.
Turkish: Bir arkadaşım Fransızca konuşan birini arıyor.

English: "Someone farted." "It wasn't me!"
Turkish: "Biri osurdu" " O ben değildim!"

English: "Hold on," Dima said, taking out his phone. "I know someone who could lend me some money."
Turkish: Dima " Bekle," "Ben, bana biraz borç verebilecek birini biliyorum." dedi.

English: A friend of mine is looking for someone who can speak French.
Turkish: Bir arkadaşım Fransızca konuşabilen birini arıyor.

English: A certain someone is being awfully fragile today.
Turkish: Bugün belirli bir kimse müthiş kırılgan oluyor.

Eon ingilizcede ne demek, Eon nerede nasıl kullanılır?

Eonian : Çok uzun müddet önce. Çağlar boyunca. Çağlar önce.

Eonism : (pisikoloji) kadınsı kıyafetler ve davranışların benimsenmesi (bir erkek tarafından). Eonizm.

A blot on escutcheon : Şerefine leke düşürücü şey. Şerefine sürülmüş leke. Onur lekeleyici davranış.

Advanceon real property : Taşınmaz mallar karşılığı öndelik. Yapı, yer, makine ve benzeri durağan değerler üzerindeki iyelikler tutulanarak verilen borç paralar. bu kuralla yapılan öndelik ödemeleri.

 

Aeon : Çok uzun süre. Çok uzun zaman. Uzun süre. Evrenin yaşı. Sonsuzluk. Ölçülemeyecek kadar uzun zaman. Ebediyet.

Anacreontic : Anakrion'un uslübuyla. Anakrion uslübuyla. Anakrion'un üslubuyla.

Aeons : Sonsuzluk. Çok uzun zaman. Ebediyet. Uzun süre. Evrenin yaşı. Çok uzun süre.

Argue someone into : Birini bir şey yapmaya ikna etmek. Tartışarak bir şey yapmaya ikna etmek.

Anakreon : Aşk ve şarap şiirleri yazmış bir yunan şair. Anacreon (iö 570 - iö 478?).

Aeonian : Çağlar önce. Sınırsız. Sonsuz.

İngilizce Eon Türkçe anlamı, Eon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Everlastingness : Sonsuza kadar var olma durumu. Devamlılık. Ebedilik. Dayanıklılık. Ebedi olma.

Age : Eskitmek. Reşit olma. Yıllanmak. Yaş. Yaşlandırmak. Çağ. Kişinin doğumundan beri geçen tam yıl süre. Bir gökcisminin oluşmaya başladığı günden bugüne dek geçirdiği zaman süresi. Yaşlılık. İhtiyarlamak.

Ceaselessness : Bitmezlik. Süreklilik. Sonu gelmeyen. Biteviyelik.

Perpetuities : Ömür boyu. Karar. Ömür boyu gelir. Ebedilik. Ömür boyu sürme. Daimilik. Süresiz olma. Devam. Süreklilik.

Long time : Uzun saat. Uzun zaman. Uzunca süre. Uzun süre.

Infinities : Sınırsızlık. Sürgit. Sonsuz. Sonsuz büyüklük.

Infinite : Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Hudutsuz. Sonsuz olan şey. Mutlak. Sonsuz. Muazzam bir. Tükenmez. Nihayetsiz. Sayısız.

Immeasurableness : Ölçülemez olma durumu. Sınırsızlık. Ölçülemeyecek kadar büyük olma durumu. Büyüklük. Ölçülmezlik. Ölçülemezlik. Devasalık. Çok büyük olma durumu.

 

Boundlessness : Enginlik. Sınırsızlık.

Aeon : Ölçülemeyecek kadar uzun zaman. Uzun süre. Çok uzun süre.

Eon synonyms : geological time, geologic time, eternity, immensity, illimitableness, endlessness, a month of sundays, geological era, athanasia, infinites, eternities, aeons, perpetuity, indefiniteness, era, blue moon, everlasting, years, very long time.

Eon ingilizce tanımı, definition of Eon

Eon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Eternity. An immeasurable or infinite space of time. A long space of time. An age.