Epf türkçesi Epf nedir
- Erken gebelik faktörü.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Bağışıklık sistemini baskılayıcı etkili, implantasyon öncesi salgılanan ve varlığının belirlenmesi suretiyle erken gebelik tanısı yapılmasını sağlayan glikoprotein yapılı bir madde.
Epf ile ilgili cümleler
English: My stepfather was diabetic.
Turkish: Üvey babam şeker hastasıydı.
English: Ali gets along fine with Mary's stepfather.
Turkish: Ali Mary'nin üvey babasıyla iyi anlaşır.
English: Ali is Mary's stepfather.
Turkish: Ali Mary'nin üvey babası.
İngilizce Epf Türkçe anlamı, Epf eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Epf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Copulate : Çiftleşmek. (hayvan) çiftleşmek. Raptedilmiş. Çiftleşmek (hayvan). İlişkiye girmek. Bağlı. Bağlamak.
Plasma : Kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. Atomları ve molekülleri tüm olarak ya da kısmen iyonlaşmış gaz. son yıllarda yıldızlararası gazın ve yıldız gazyuvarları içindeki gazın plazma olduğu kabul edilmektedir. Yeşil çakmaktaşı. Biyoloji, fizik, uzay, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lenf veya sütün sıvı kısmı. Dolaşan kanın birçok organik, inorganik ve iyon taşınmasında rol alan sıvı kısmı, vücut dışına alınan pıhtılaşması önlenmiş biçimli elemanları çöktürülmüş olan kanın sıvı kısmı, kan plazması. lenfin sıvı kısmı. merhem hazırlamada kullanılan bir nişasta gliseriti. Kansıvı. Dolaşan kan, lenf ve hemolenfin sıvı kısmı. protoplazma, sitoplazma. Kansu. Sık-üşer.
Have sex : Yatmak. Seks yapmak. Götürmek. Cinsel ilişkiye girmek. Sevişmek. Mala vurmak.
Bang : Çarpmak. Küt diye çarpmak. Sevişmek. Gürültülü bir şekilde vurmak. Şiddetle çarpmak. Yatmak. Vurmak. Çarpma sesi. Gürültü yapmak. Hızla çarpmak.
Be intimate : Cinsel ilişkiye girmek. Mala vurmak. Canciğer olmak. Götürmek. Seks yapmak. Sevişmek.
A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.
Take : Götürmek. Kavramak. (sınava) girmek. Kabul etme (vücut). Alınan taş. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevirmek. Almak. Tepki. Tutma.
Neck : Dil. Boynun arka yüzü. Boyun (şişede). Berzah. Tıkaç. Yaka. Yiyişmek. Sarmaş dolaş olmak. Sarılmak. Çalgının sap kısmı.
Sleep together : Birbirleriyle yatmak. Yatmak. Sevişmek. Geceyi birlikte geçirmek. Birlikte uyumak. Beraber uyumak. Birlikte yatmak.
Epf synonyms : liquid body substance, lie with, interstitial fluid, bodily fluid, have it away, roll in the hay, have a go at it, early pregnancy factor, abdominal palpation, mate, abdominal ovariectomy, abattoir, a band, couple, blood plasma, humor, hump, abdominal fat necrosis, get laid, a clay, have it off, fornicate, humour, abdominal pain, abdominal distention, pair, a crochordon, plasm, abaxial, a amplitude mod, a c syndrom, do it, have.

Bu kısımda Epf kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Epf ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Epf anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Epf ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.