Epigrams türkçesi Epigrams nedir

Epigrams ingilizcede ne demek, Epigrams nerede nasıl kullanılır?

Epigram : İğneli söz. Nükteli şiir. Hicviye. İğneleme. Nükteli söz. Vecize. Anıt üzerine kazınmış eski yazıt. Nükte. Taşlama. Birini ya da bir olayı yermek amacıyla yazılmış taşlama biçimindeki yazılı ya da sözlü anlatım.

Epigrammatic : Nükteli. Hicivli. Epigram tarzında. Hicveden.

Epigrammatical : Keskin. Nükteli. Esprili. Epigrametikal. Özlü. Hiciv veya nükte veya vecizelerle alakalı. Vecizeli. Veciz. Sivri.

Epigrammatically : Zekice. Epigramatik bir tarzda. Veciz bir şekilde. Hicivli bir halde. Nüktedan bir tarzda. Nükteli biçimde. Zeki ve kurnazca. Vecizeli bir şekilde. Nükteli bir şekilde.

Epigrammatise : Epigramlar (hicivli nükteli özlü sözler) yazmak. Nükteleştirmek. Epigramlar (nükteli veciz sözler) kullanarak ifade etmek (ayrıca epigrammatize). Nükte yapmak. Kısa nükteli veya hicivli sözler yazmak. Vecizeleştirmek.

Epigraphically : Epigrafik bir şekilde. Yazıtlara ait olarak. Epigrafik bir tarzda. Epigrafik bir bakış açısından.

Epigrammatizer : Vecizeli bir dil kullanan. Epigramla (nükteli veciz sözler) açıklayan veya ifade eden kimse (ayrıca epigrammatiser). Nükteli bir dil kullanan. Epigramlar (hicivli nükteli özlü sözler) yazarı. Kısa nükteli veya hicivli sözler yazan kimse. Etkileyici bir şekilde sivri bir dille yazan kimse.

 

Epigraph : Yazıt. Özdeyiş. Kitabe. Epigraf. Epigrafi.

Epigrammatiser : Epigramlar (hicivli nükteli özlü sözler) yazarı. Epigramla (nükteli veciz sözler) açıklayan veya ifade eden kimse (ayrıca epigrammatizer). Nükteli bir şekil kullanan. Vecizeli bir şekil kullanan. Kısa nükteli veya hicivli sözler yazan kimse.

Epigraphic : Epigrafik. Yazıtlara ait.

İngilizce Epigrams Türkçe anlamı, Epigrams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Epigrams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Saying : Darbımesel. Deyiş. Atasözü. Tabir. Söyleyiş. Özdeyiş. Diye. Özlü söz. Söyleme.

Apothegm : Özdeyiş. Özlü söz.

Honing : Bilemek. İnce taşlama. Perdahlama. Honlama. Bileme. Kılağılama.

Biting words : İğneleyici söz. Acı dil.

Gnomes : Hikmet. Banker uluslararası. Cin. Banker (uluslararası). Atasözü. Cüce. Darbımesel. Cüce (peri masallarında). Özdeyiş.

Wit : Nükteci kimse. Fikir. Farkında olmak. Zeka kıvraklığı. Zeka. Espritüel kimse. Anlayış. Espri. İnce zeka. Akıl.

Lapidation : Recim. Taşa tutma. Taşlanma ile infaz. Birine veya bir şeye taş atma eylemi. Taşlayarak öldürme.

Gnome : Banker uluslararası. Cin. Darbımesel. Cüce. Banker (uluslararası). Özdeyiş. Hikmet. Atasözü. Cüce (peri masallarında).

Sideswipe : Eleştiri. Eleştirici söz. Dokunaklı söz. Yandan vurmak. Yandan çarpmak. Yandan çarpma. Yandan gelen darbe. İğneleyici söz.

Lampoons : Taşlama yazmak. Taşlamak. Yergi. Tezyif. Hicvetmek. Hiciv. Yermek.

 

Epigrams synonyms : quipped, aphorism, witticisms, witticism, lampooning, mot, dicta, bon mot, maxims, maxim, epigram, locution, apothegms, sallies, sideswiping, witty remark, burlesque, expression, sally, barbing, mots, sallying, inscription, cutting words, adage, apophthegm, burlesques, grindings, quipping, pasquinades, repairing, lettering, sideswiped.