Lapidation türkçesi Lapidation nedir

  • Taşlayarak öldürme.
  • Taşlama.
  • Taşlanma ile infaz.
  • Taşa tutma.
  • Birine veya bir şeye taş atma eylemi.
  • Recim.

Lapidation ingilizcede ne demek, Lapidation nerede nasıl kullanılır?

Dilapidation : Harap. Onarım masrafları. Bir yapının toplumsal, işlevsel ve sağlamlık yönlerinden yeni olmaktan çıkmasını, sağladığı yararların azalmasını ya da yok olmasını içeren süreç. yapı birimleri bu nitelikleri kazanan bir komşuluğun, içine girdiği varsayılan yıpranma süreci. Harap olma. Bakımsızlık. Aşınma. Bakımsızlıktan yıkılma. Eskime.

Lapidating : Taşlama. Taşlamak.

Dilapidating : Kırıp dökmek. Bakımsızlık. Harap etmek. Bakımsızlıktan harap etmek. Bakımsızlıktan harap olmak. Bakımsız bırakmak. Harap olmak. Tahrip etmek.

Lapidate : Taşlamak.

Lapidated : Taşlanmış. Taşlamak.

Dilapidated : Yıkkın. Harap. Yıkık dökük. Külüstür. Bakımsız. Hurda. Yıkık. Köhne. Harap edilmiş. Viran.

Lapidarist : Oyma sanatçısı. Kıymetli taşlar oyma ustası. Kıymetli taşlar ve onları kesme ve oyma sanatı ustası olan kimse.

Lapidary : Gösterişli. Oymacı. Mücevher ustası. Taşlara ait. Cevahirci. Taşa işlenmiş. Özlü. Elmas kesici. Taş. Hakkak.

Dilapidator : Yok eden. Yıkım yaratan kimse veya şey. Harap edici. Yok edici. Harap eden.

 

Lapidates : Taşlamak.

İngilizce Lapidation Türkçe anlamı, Lapidation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lapidation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Execution by stoning : Recm cezası.

Death by stoning : Taş atarak infazı gerçekleşen veya öldürülen.

Epigrams : Nükte. Nükteli söz. Nükteli şiirler. Epigram. Vecize. İğneli söz. Anıt üzerine kazınmış eski yazıt.

Epigram : Vecize. Nükte. Nükteli söz. İğneli söz. İğneleme. Hicviye. Birini ya da bir olayı yermek amacıyla yazılmış taşlama biçimindeki yazılı ya da sözlü anlatım. Nükteli şiir. Anıt üzerine kazınmış eski yazıt.

Grinding : Ezme. Öğütme. Öğütücü. Bileme. Aşındırma. Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ham yem materyalinin karıştırma işlemine uygun duruma getirilmesi ve besin olarak yararlanılabilme oranının yükseltilmesi amacıyla küçük partiküllere ayrılması. Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi.

Lampooning : Yergi. Bir kişi ya da kurumu yermek için yazılmış alaycı yazı yazma. Birini taşlama veya alay etme eylemi (veya kurum, vs.). Hicvetme. Bir kişi veya kurumu yermek için yazılmış alaycı yazı yazma.

Corporal punishment : Fiziksel ceza. Dövme, aç ya da susuz bırakma, ayakta bekletme gibi bedene güçlük ve sıkıntı vermek yoluyla uygulanan ceza. Bedeni ceza. Dayak. Bedensel ceza. Cismani ceza. Dayak cezası. Beden cezası. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. İşkence.

 

Lampoons : Hiciv. Tezyif. Taşlamak. Yergi. Taşlama yazmak. Yermek. Hicvetmek.

Lapidating : Taşlamak.

Grindings : Gıcırdama. Sürtme. Bileme. Rodaj. Eyelemek. Öğütücü. Aşındırma. Ezme. Öğütme.

Lapidation synonyms : burlesques, repairing, honing, lampoon, pasquinades, stoning, pelt, reboring, burlesque, pasquinade, pelts.

Lapidation ingilizce tanımı, definition of Lapidation

Lapidation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of stoning.