Grinding türkçesi Grinding nedir

  • Eyelemek.
  • Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Aşındırma.
  • Öğütme.
  • Yemlerin çarpma, kırpma, kesme veya sürtünme yoluyla boyutlarını küçültmesi, un durumuna getirilmesi işlemi.
  • Katı özdeklerin boyutlarını, çeşitli fiziksel kuvvetlerin yatay ve dikey etkileriyle küçültme.
  • Gıcırdama.
  • Sürtme.
  • Ezme.
  • Bileme.
  • Rodaj.
  • Öğütücü.
  • Ham yem materyalinin karıştırma işlemine uygun duruma getirilmesi ve besin olarak yararlanılabilme oranının yükseltilmesi amacıyla küçük partiküllere ayrılması.
  • Taşlama.

Grinding ingilizcede ne demek, Grinding nerede nasıl kullanılır?

Grinding apparatus : Rektifiye cihazı. Bileme cihazı.

Grinding burn : Taşlama yanığı. Taşlama yamğı.

Grinding crack : Taşlama çatlağı.

Grinding roll : Taşlama merdanesi. Öğütme merdanesi.

Grinding stone : Sürtmetaş. Bileğitaşı. Bileği taşı. Ezgi taşı. Değirmen taşı. Bıçak ağzı keskinleştirmek için kullanılan taş.

Centreless grinding : Puntasız taşlama.

Oat grinding by product : Yulaf öğütme yan ürünü. Kavuzsuz yulaf elde etme fabrikasyonundan ele geçen, yulaf kavuzları ve kavuzsuz yulaf partiküllerinden oluşan, % 25'den fazla ham selüloz içermeyen bir yan ürün.

Crankshaft grinding machine : Krank mili taşlama makinesi. Krank mili taşlama makinası.

 

Abrasive belt grinding : Aşındırıcı kayışta taşlama. Zımparalı kayışta taşlama.

Barley grinding by product : Arpanın öğütülme sırasında geriye kalan arpa kavuzlarından ve arpa ince kepeğinden oluşan bir yan ürün, arpa değirmen kalıntıları. Arpa öğütme yan ürünleri.

İngilizce Grinding Türkçe anlamı, Grinding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Grinding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Triturators : Toz haline getiren. Toz haline getiren veya öğüten cihaz. Toz haline getiren veya öğüten kimse.

Trituration : İnce toz yapma. İnce toz haline getirilmiş madde. Tritürasyon. Toz haline getirme. Triturasyon. Ezerek toz haline getirme. Öğüterek toz haline getirme.

Atom : Cevher. Fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Öğecik. Öze. Bir elementin kimyasal tepkimeye girebilen en küçük parçası. Zerre. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Çok az miktar. Bir çekirdek içinde çeşitli sayıda proton, nötron gibi temel parçacıklar ile çekirdek çevresinde çeşitli konumlarda (erke düzeylerinde) yer alan elektronlardan oluşan ve öğelerin kimyasal tepkimelere katılan en küçük birim nicelikli parçacığı.

Rubbing : Merdane ile bastırma. Taşla silme. Delk. Silme. Frotman. Ovalama. Sürtünme. Ovma.

Crushers : Vuruş. Sıkma makinesi. Darbe.

Lampoons : Yergi. Yermek. Taşlama yazmak. Hiciv. Tezyif. Hicvetmek. Taşlamak.

 

Powdering : Tozlama. Toz haline getirme. Tozlanma.

Molar : Azıdişi. Moler. Bir litrede bir mol olan. Öğütücü (diş). Kitleye ait. Kütlesel.

Mash : Patates püresi. Lapa yapmak. Püre. Mayşe. Bira yapmak için ezilmiş arpa ile su karışımı. Püre yapmak. Karışım. Ezmek. Lapa.

Lapping : Pamuklu baskıda kullanılan sargı malzemesi. Perdahlama. Alıştırma. Parlatma. Kıvırma. Lepleme. İnce parlatma. Birbirine bindirme. Katlama.

Grinding synonyms : wandering, pasquinade, reboring, etching, settings, abrading, scrape, friction, rasping, granulators, frictional, ablation, attrition, whetting, grindings, foie gras, erosions, speck, lapidation, frictions, millings, milling, tripsis, abrasiveness, blanketing, honing, triturator, quern, loitering, molecule, macerators, pick slide, burlesque.

Grinding ingilizce tanımı, definition of Grinding

Grinding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : From Grind.