Equal pay for equal work türkçesi Equal pay for equal work nedir

  • Eşit işe eşit ücret.
  • Birisinin yaptığı iş miktarının ücret olarak karşılığı.
  • Eşit işe eşit ücret politikası.

Equal pay for equal work ile ilgili cümleler

English: They also demanded equal pay for equal work.
Turkish: Onlar da eşit işe eşit ücret istedi.

English: Equal pay for equal work.
Turkish: Eşit işe eşit ücret.

English: Everyone, without any discrimination, has the right to equal pay for equal work.
Turkish: Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin, eşit iş karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.

Equal pay for equal work ingilizcede ne demek, Equal pay for equal work nerede nasıl kullanılır?

Equal : Karşılık gelmek. Eşdeğerde olmak. Denk. Akran. Emsal. Muadili olmak. Eşit. Eş değerde olmak. Eşit olmak. Egale etmek.

Pay : Yarar sağlamak. Maaş. Kar getirmek. Ücret ödemek. Para ödemek. Karşılığını vermek. Etmek. Para vermek. Ödemek. Cezasını çekmek.

For : Çünkü. -e elverişli. Nedeniyle. Yerine. Şerefine. -den dolayı. Zira. Diye. Adına.

Work : İş. Oynatmak. Çalıştırmak. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Başarılı olmak. İşe yaramak. Çalışma. İş yapmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. İşletmek.

 

Equal pay : Eşit vergin. Eşit ücret.