Equalizes türkçesi Equalizes nedir

Equalizes ingilizcede ne demek, Equalizes nerede nasıl kullanılır?

Equalize horizontal space : Yatay aralığı eşitle.

Equalize vertical space : Dikey aralığı eşitle.

Equalize : Eşitlemek. Beraberlik golü atmak. Eşitlik sağlamak. Eşit kılmak. Denkleştirmek. Egale etmek. Dengelemek. Tesviye etmek. Balans ayarını yapmak.

Equalized : Balans ayarını yapmak. Muadili olmuş. Eşdeğerde olmuş. Eşitlemek. Dengelemek. Beraberliği sağlamak. Eşitlenmiş. Dengelenmiş. Denkleştirilmiş. Beraberlik golü atmak.

Equalizer : Dengeleyici makas). Eşitleyici. Tabanca. Denkleştirici. Dengeleyici. Beraberlik golü. Ekolayzer.

Phase equalizer : Faz denkleştiricisi. Evre denkleştiricisi.

Equalization fund : İstikrar fonu. Denge fonu. Ordu rezerv veya yedek askerlerinin ödemelerini tamamlayan hükümet fonu.

Equalizers : Dengeleyici. Eşitleyiciler. Beraberlik golü. Tabanca. Ekolayzer.

Equalization : Dengeleme. Eşdeğerleme. Eşitleme. Denkleştirme. Tevzin. Ses frekansının değiştirilmesi. Beraberlik. Uyuşma. Balans ayarı yapma. Eşitlik.

Delay equalizer : Gecikme düzleştirici. Gecikme denkleştiricisi.

İngilizce Equalizes Türkçe anlamı, Equalizes eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Equalizes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compensates : Gidermek. Telafi etmek. Ödünlemek. Denklemek. Yerini tutmak. Tazmin etmek. Bedelini vermek. Denkleşmek.

Equal : Bir olmak. Karşılık gelmek. Eşdeğerde olmak. Eş. Eşit. Akran. Muadili olmak. -e eşit olmak. Eş değerde olmak.

Counterpoising : Eşit kuvvetle karşı koymak. Karşılamak.

Counterpoised : Eşit kuvvetle karşı koymak. Denkleştirilmiş. Denkleşmiş. Karşılamak.

Equate : İle eşit saymak. Eşit tutmak. Kıyaslamak. Denklem kurmak. Aynı kefeye koymak. Eşit olmak. Eşit yapmak. Eşit saymak.

Offset : Ofset basmak. Boruya dirsek koymak. Kaydırma yapmakta kullanılan özel bağlantı parçası. Boru vb dirsek takmak. Dengelenmek. Ofset. Dirsek takmak (boru). Ofset baskı yapmak. Karşılığı ile denkleştirmek.

Equating : Kıyaslama. Eşit tutmak. Kıyaslamak. Karşılaştırmalı çözümlemelerde bir etkenin payını ayırabilmek üzere karşılaştırılan durum ya da birimleri adı geçen etken dışındaki önemli bakımlardan benzer duruma getirme, bk. eşlendirme. Denklem ile göstermek. Eşitleme. Eşit olmak. Eşit tutma. Eşit olma.

Tie : Bağlantı. Yenişememek. Düğümlemek. Beraberlik. Raptetmek. Bağlamak. Bitiştirmek. Alaka. Sonuç eşitliği. Kravat.

Homologize : Analog olmak. Benzeştirmek. İşlevde benzer olmak (homologise olarak da yazılır). Analog yapmak. Benzeşmek. (amerikan ingilizcesi) benzeştirmek.

Tally : Etiket. Sayım yapmak. Sayıların yazıldığı kağıt. Çetelesini tutmak. Uydurmak. Cetvel. Sundurma veya antrepoya boşaltılmadan, aracın üzerinde gümrük işlemlerinin yapılıp, gümrükten çekilen eşyanın mal sahiplerine teslim edilen miktarını gösteren belge. Fiş. Saymak.

 

Equalizes synonyms : homologise, compensated, hit, even, match, homogenize, balance the budget, cancel, touch, draw, homogenise, equalized, get even, equalize, change, balance out, even up, rack up, balance, cancel out, counterbalances, counterbalance, alter, countervailed, smooths, smooth, equates, equalises, rival, score, equalizing, equalise, make equal.