Equator türkçesi Equator nedir

  • Ekvator.
  • Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.
  • Eşlek.
  • Ekvator çizgisi.
  • Yer merkezinde dönme eksenine dik olan düzlemin yeryuvarlağı ile arakesiti, kimi zaman eşlek çemberi denir.
  • Hattı istiva.
  • Yeryuvarı özeğinden, yer eksenine dik geçen düzlemin yeryuvarı ile arakesiti olan ve yeri iki eşit yarımyuvara bölen çember.

Equator ile ilgili cümleler

English: The equator divides the globe into two hemispheres.
Turkish: Ekvator dünyayı iki yarımküreye böler.

English: The ship's going to cross the equator tomorrow.
Turkish: Gemi yarın ekvator'u geçecek.

English: The ship will cross the equator tonight.
Turkish: Gemi bu gece Ekvator'u geçecek.

English: I crossed the equator for the first time on my trip to Australia.
Turkish: Australya yolculuğumda ilk kez ekvatoru geçtim.

English: The equator divides the earth into two hemispheres.
Turkish: Ekvator dünyayı iki yarım küreye ayırır.

Equator ingilizcede ne demek, Equator nerede nasıl kullanılır?

Axis of equator : Ekvator çizgisi. Ekvator ekseni.

Celestial equator : Gök ekvatoru. Gök eşleği. Gök küreyi iki eşit parçaya ayıran hayali çember. Gök büyük kuşağı.

Galactic equator : Gökada eşleği. Güneş merkezinden (uygulamada yer üzerindeki bir gözlemciden) geçen ve samanyolunun dönme eksenine dik olan düzlem.

 

Equatorial : Ekvatorla ilgili. Eşleksel. Ekvatora yakın. Ekvatora ait. Ekvatoral. Ekuatoryal.

Equatorial climate : Eşlek iklimi. Ekvator iklimi. Eşlek'in iki yanında, yaklaşık 10° kuzey ve 10° güney paralelleri arasında kalan, bütün yıl sıcak ve sürekli yağışlı iklim türü. Ekvatoral iklim.

Equatorial forest : Eşleksel yağmur ormanı. Bk. balta girmemiş orman.

Equatorial guinean : Ekvator ginesi´ne özgü. Ekvator gineli. Ekvator ginesi.

Equatorial coordinates : Eşlek konsayıları. Ekvator koordinatları. Gökküresi üzerindeki bir yıldizın yerini belirtmek için kullanılan bir konsayı dizgesi. gök eşleği temel düzlem olarak alınır.

Equatorial radius : Eşlek yarıçapı. Ekvator yarıçapı. Yer eşleği üzerinde bir noktanın yer merkezine uzaklığı.

Equatorial plane : Yuvarlak ya da yuvarlağa yakın yapıların ortasındaki bölgeye verilen ad. mitoz ve mayoz bölünmelerinin metafaz evresinde kromozomların iğin ortasında dizildikleri düzlem. Eşlek düzlemi. Ekvator düzlemi.

İngilizce Equator Türkçe anlamı, Equator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Axis of equator : Ekvator ekseni.

Ecuador : Ekvador cumhuriyeti. Ekvador.

Andean group : Peru ve venezuela arasında kurulan ve ekonomik ortak pazar. Andean grubu. Bolivya. Lafta’nın gösterdiği yavaş ilerleme karşısında iktisadi birleşme veya işbirliği konusunda daha etkin girişimde bulunmak amacıyla 1969 yılında bolivya, kolombiya, ekvator, peru ve şili’den oluşan grup. bu gruba 1973 yılında venezüella katılmış, 1976 yılında ise şili çekilmiştir. Kolombiya. And ülkeleri grubu.

 

The line : Hat.

Dual : İkici. İkili. Dual. İkilik. Çifte. Çifteş. Bir yöneyler uzayındaki her yöneyi: ı a >, tersyüzleyerek edinilen yöney uzayı: < a ı. Bilgisayar, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Çift.

Center of the earth : Dünya yüzeyinin çok derin altı. Dünyanın içi. Dünyanın çekirdeği. Dünyanın merkezi.

Aclinic line : Eğimsiz çizgi. Mıknatıssal ekvator.

Great circle : Büyük çember. Geniş çevre. Büyük daire.

Circle : Halka. Daire içine almak. Çevresini dolaşmak. Kuşatmak. Atma döngüsü. Etrafına daire çizmek. İçinde, disk, gülle, çekiç atma yarışları yapılan 2. 50 m. çapında (çekiç atmada 2.13, 5 m.), çevresi 76 mm. lik metal ya da demirle kuşatılmış, tabanı sert, yuvarlak alan. Çevrelemek. Çark etmek. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır.

Equator synonyms : equators.

Equator ingilizce tanımı, definition of Equator

Equator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The imaginary great circle on the earth`s surface, everywhere equally distant from the two poles, and dividing the earth`s surface into two hemispheres.