Equity multiplier türkçesi Equity multiplier nedir

  • Öz sermaye çarpanı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Özkaynak çarpanı.
  • Varlık sermaye çarpanı.
  • Sermaye çarpanı.
  • Mali kaldıraç ölçüm yöntemlerinden biri olup, toplam varlıkların toplam özkaynaklara oranı.

Equity multiplier ingilizcede ne demek, Equity multiplier nerede nasıl kullanılır?

Equity : Dürüstlük. Eşitlikçilik. Konut alıcısının, konutunu, satın alabilmek için ödünç aldığı para dışında, kendi artırımından verdiği para. Hak. Net değer. Adalet. Tarafsızlık. Hakkaniyet. Aktörler birliği (ingiliz ingilizcesi). Öz kaynak.

Multiplier : Bir etkiyi artırmaya yarayan aygıt. Çarpan. Çoğaltan. Bilgisayar, fizik, iktisat alanlarında kullanılır. Çoğaltıcı. Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez richard f. kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da j. m. keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır. Çarpıcı.

Equity capital : Özkaynak. Hissedarların sermaye olarak işletmeye yatırdıkları varlıklar ile işletmenin dağıtılmayan karları toplamından oluşan sermaye, diğer bir deyişle şirket varlıkları toplam değerinden borçların düşürülmesiyle hesaplanan net varlıklar. Öz sermaye. Öz kaynak. Özsermaye. Öz varlık.

 

Equity financing : Pay belgiti finansmanı. Hisse senedi finansmanı. Şirketin hisse senedi çıkartarak sermaye edinmesi. Şirket tarafından hisse senedi satışı. Hisse senedi çıkararak finansman. Pay belgiti çıkarıp satarak yapılan finansman. ortaklıkça yapılan pay belgiti satışı. Özsermaye finansmanı. Öz sermaye finansmanı.

Equity market : Hisse senedi piyasası. Hisse senetleri piyasası.

Equity of a company : Öz sermaye.

İngilizce Equity multiplier Türkçe anlamı, Equity multiplier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Equity multiplier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Equity multiplier synonyms : a shift in demand, a type mutual funds, ability to pay approach, a shift in supply, a pass through certificate, ability to pay principle.