Eradiate türkçesi Eradiate nedir

Eradiate ingilizcede ne demek, Eradiate nerede nasıl kullanılır?

Eradiation : Saçma. Işın yayma.

Reradiation : Yeniden ışıma. Yeniden radyasyon. Bir özdeğin soğurduğu ışınımla uyarılması sonucu geri ışıması.

Steradian : Steradyan.

Steradians : Steradyan.

Eradicable : Yok edilebilir. Ortadan kaldırılabilir. Kökünden sökülebilir. İmha edilebilir olan.

Eradication : Yok etme. Söndürme. Eradikasyon. Kökünü kurutma. İmha. Sökme. Ülkesel veya global düzeyde bir enfeksiyöz hastalığın ortadan kaldırılması, eradikasyon.

Eradicates : Kökünü kurutmak. Kökünden sökmek. İmha etmek. Kökünden söküp atmak. Kökünü kazımak. Tahrip etmek. Toptan yok etmek. Kökünden halletmek. Yoketmek. Yok etmek.

Eradicators : Yok eden. Yok eden kimse veya şey. Kimyasal mürekkep gidericisi. Tahrip eden şey veya kişi. Silici. Yok edici. Yok eden (kökünü kazıyan) kimse veya şey.

Eradicate terror : Tetörün kökünü kurutmak. Korku veya terörü yok etmek. Terörizmin kökünü kazımak.

Eradicate : Yok etmek. Kökünü kurutmak. Yoketmek. Kökünden sökmek. Toptan yok etmek. Tahrip etmek. Kökünden halletmek. İmha etmek. Kökünü kazımak. Kökünden söküp atmak.

İngilizce Eradiate Türkçe anlamı, Eradiate eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Eradiate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alumna : Eski kız mezun. Eski kız öğrenci. Mezun kız.

Circulate : Devridaim yapmak (motordaki sıvı). Sürümde olmak (para). Yayılmak. Deveran etmek. Devretmek. Devirdaim olmak. Dolaştırmak. Dolaşmak. Tedavül etmek. Yayılmak (haber).

Rayed : Işınlı. Işıklandırmak. Işın tedavisi yapmak. Röntgenini çekmek. Işımak. Işık saçmak.

Conveys : Yollamak. (bilgi) aktarmak. Taşımak. İblağ etmek. Aksettirmek. Getirmek. Nakletmek. Devretmek. Bildirmek.

Disperse : Dağılmak. Yayılmak. Dağıtmak. Ayırmak. Kaçışmak. Gidermek. Ayrılmak. Açılmak.

Radiates : Işık saçmak. Yayılmak (sıcaklık). Işımak. Neşe saçmak. Yayılmak. Saçılmak (ışık). Bir merkezden yayılmak.

Broadcasted : Ekmek (tohum). Yayını yapılan. Yayın yapmak (radyo ve televizyon terimi). Yayınlanan. Duyurmak. Yayımlamak.

Gleams : Yalkı. Parlamak. Pırıldamak. Işıldamak. Parıldamak. Parıltı. Parlaklaşmak. Işımak.

Receive : Mesaj almak. Kaldırmak. Evine almak. Anlamak. Almak. Konuk kabul etmek. Maruz kalmak. İçine almak. Kabul etmek. Taşımak.

Radiate : Merkezi bir noktadan yayılmak. Saçılmak (ışık). Işık vermek. Neşe saçmak. Işık saçmak. Yayılmak (sıcaklık).

Eradiate synonyms : ivy leaguer, deployed, circulated, besprinkle, apply, bespreading, broadcast, alum, convey, radiated, scholarly person, bestrew, delate, conveyed, raying, grad, gleam, bestrewing, radiating, gleamed, scholar, besprinkling, bestrewn, old boy, bespread, bestrewed, bespreads, student, besprinkled, deploy, alumnus, bookman, bestrews.

Eradiate zıt anlamlı kelimeler, Eradiate kelime anlamı

Unscholarly : Bilgisiz. Okumamış.

Low : Yıkmak. Böğürme. Alçak. Böğürmek. (ses) yavaş. Az. Ucuz. Böğürmek (inek veya öküz). Düşük.

Eradiate ingilizce tanımı, definition of Eradiate

Eradiate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To beam. To radiate. To shoot forth, as rays of light.