Rayed türkçesi Rayed nedir

Rayed ile ilgili cümleler

English: Ali betrayed Mary.
Turkish: Ali Mary'ye ihanet etti.

English: Ali and the other farmers prayed for rain.
Turkish: Ali ve diğer çiftçiler yağmur için dua etti.

English: Ali betrayed us.
Turkish: Ali bize ihanet etti.

English: Ali betrayed me.
Turkish: Ali bana ihanet etti.

English: Ali betrayed Mary's trust.
Turkish: Ali Mary'nin güvenine ihanet etti.

Rayed ingilizcede ne demek, Rayed nerede nasıl kullanılır?

X rayed : X ışınına maruz kalmış. Röntgen çek.

Arrayed : Süslü.

Betrayed : Kandırılmış. İhanete uğramış. İhanet edilmiş. Düşmanın ellerine teslim edilmiş. Yanlış yönlendirilmiş.

Betrayed his trust : Onun güvenini kötüye kullandı. Onun güvenine ihaneti. Onun güvenini kırdı. Emniyeti suistimal etti.

Bewrayed : İstemeden göstermek veya ortaya çıkarmak.

Defrayed : Masrafları karşılamak. Ödemek. Masrafı karşılamak. Vermek. Ödeme yapmak. Ödemeyi kabul etmek. Masrafları üzerine almak. Karşılamak (giderleri). Tediye etmek.

Frayed temper : Sinirleri yıpranmış olma. Sinirli ruh hali. Gerginlik.

Brayed : Haykırmak. Anırtı. Anırmak. Dövmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Ezmek. Anırma. Anırır gibi bağırmak. Dövmek (havanda). Kulak tırmalayıcı ses.

 

Grayed : Kırlaşmak. Ağarmak. Silikleştirilmiş. Grileştirilmiş. Beyazlaşmak.

Frayed at the edges : Kendini iyice dağıtmış. Perişan olmuş.

İngilizce Rayed Türkçe anlamı, Rayed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Illumined : Zihin açmak. Aydınlatmak.

Radious : Işık saçan. Işıklı. Parlak. Işıl ışıl.

Irradiates : Işınlamak. Işınlanmış kan. Radyasyona tutmak. Parıldamak. Saçmak. Işık tutmak. Aydınlatmak.

Expose : Açığa çıkarmak. Terk etmek. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim). Sergilemek. Bırakmak. Teşhir etmek. İleri sürme. Maruz bırakmak. (satış için) sergilemek. Göstermek.

Ray : Işık huzmesi. Tırpana. Kedibalığı. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Işın. Isı ya da ışık erkesinin yayılma doğrultusunu gösteren çizgi. bir çemberin ya da bir yuvarın özeğinden dışa doğru uzanan çizgilerden her biri.

Gleamed : Yalkı. Parıldamak. Parıltı. Pırıldamak. Parlamak. Işıldamak. Parlaklaşmak.

Lightens : Hafifletmek. Rahatlatmak. Neşelendirmek. Aydınlanmak. Aydınlatmak. Parlamak. Yükü azalmak. Şimşek çakmak. Parlatmak. Yükünü azaltmak.

Lighting : Tenvirat. Aydınlatma. Düzenleme. Neşelendirmek. Aydınlanmak. Işıklama. Işıklandırma jüyesi. İnmek. Sahnedeki oyuna uygun, sahneye özgü ışık dizgesinin kapsamına giren tüm konular.

Lightened : Işıklı. Aydınlatmak. Parlatmak. Rahatlatmak. Şimşek çakmak. Aydınlanmak. Açmak (renk). Rengini açmak. Hafifletmek.

 

Radiates : Yayılmak. Yayın yapmak. Saçılmak (ışık). Bir merkezden yayılmak. Yayılmak (sıcaklık). Yaymak. Neşe saçmak.

Rayed synonyms : blaze, irradiate, oozes, pillaged, burns, irradiating, gleam, ravaged, ooze, burn, destroyed, beamed, radiating, light up, sacked, dawn, raying, illumine, worn, beam, illuminate, gleams, illumines, ray out, illuminates, cast light, despoiled, illumining, exposes, blazed, exposing, actinic, light.

Rayed zıt anlamlı kelimeler, Rayed kelime anlamı

New : Değişik. Keşfedilmemiş. Taze. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Görülmemiş. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Acemi. Turfanda. Yeni tarihli. Yeni.

Preserved : Muhafaza etmek. Konserve yapmak. Masun. Korunan. Korumak. Korunmuş.