Lightens türkçesi Lightens nedir

Lightens ile ilgili cümleler

English: Every burned book enlightens the world.
Turkish: Yakılan her kitap dünyayı aydınlatır.

English: Television enlightens the viewers as well as entertains them.
Turkish: Televizyon izleyicileri eğlendirmesinin yanı sıra onları aydınlatır.

Lightens ingilizcede ne demek, Lightens nerede nasıl kullanılır?

Enlightens : Açıklığa kavuşturmak. Işık tutmak. Aydınlatmak. Bilgi vermek. Açıklamak. Aydınlığa kavuşturmak. Öğretmek. Bilgilendirmek. Tenvir etmek.

Lighten : Işık saçmak. Aydınlanmak. Neşelendirmek. Işıklandırmak. Şimşek çakmak. Rahatlatmak. Rengini açmak. Neşelenmek. Yükü azalmak. Yükünü azaltmak.

Lightened : Işıklı. Hafifletmek. Parlatmak. Parlamak. Aydınlanmak. Açmak (renk). Rahatlatmak. Rengini açmak. Şimşek çakmak. Aydınlatmak.

Lightener : Işıklandıran kimse veya şey. Hafifleten veya daha hafif yapan kimse veya şey.

Lighteners : Hafifleten veya daha hafif yapan kimse veya şey. Işıklandıran kimse veya şey.

Enlightened ruler : Önyargısız yönetici. Açık fikirli yönetici.

 

Enlightened regime : Liberal devlet. Aydınlanmış rejim. Medeni yönetim. İlerici hükümet.

Be enlightened : Feyiz almak. Aydınlanmak. Aydınlatılmak.

Enlightened : Aydınlatılmış. Açık fikirli. Entelektüel. Okumuş. Kültürlü. Aydın (kimse). Münevver. Aydınlanmış. Bilgili. Aydın.

Enlightened him : Onu bilgilendirme. Onu eğitme. Onu aydınlatma. Onu haberdar etme.

İngilizce Lightens Türkçe anlamı, Lightens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lightens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disburden : Hafifletmek (yükünü vb). İçini boşaltmak. Yükünü hafifletmek. Yükünden kurtulmak.

Asswage : Yatıştırmak. Bastırmak. Dindirmek.

Tauten : Gerdirmek. Gerilmek. Pekiştirmek. Germek. Kasmak. Gerginleştirmek.

Brace : Kaşlı ayraç. Genellikle bezem öğelerine kelepçeyle tutturulan, bezemi arkadan destekleyen tahtadan yapılma, sağlam ayak. Desteklemek. Kuşaklamak. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Canlandırmak. Bağlamak. Pano desteği. Zindeleştirmek.

Whitened : Beyazlamak. Beyazlatılmış. Bembeyaz yapmak. Aklamak. Beyazlaşmak. Beyazlatmak. Solmak. Ağarık. Ağartmak.

Flash : Radyo ya da televizyonda olağan yayın kesilerek verilen çok önemli kısa haber. Çarpıcı çekim. Çakmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Magnezyumla ya da elektronik düzenle çalışan, son derece kısa sürede çok güçlü ışık verip sönen ışıtaç. (fotoğrafçılıkta çok sık kullanılan bu ışıtaç, aşırı hız sinemasında konuyu düzenli aralıklarla aydınlatmada kullanılır). Ani ışık. Yakmak. Yıldırım haber. Işıltı.

 

Clarifying : Durultma. Berraklaştırma. Temizlemek. Berraklaştırmak. Temizlenmek. Temizleme. Arınmak. Durulmak. Aydınlığa kavuşturmak.

Degrade : Düşmek. Alçaltmak. Küçültmek. İki paralık etmek. Kepaze etmek. Küçük düşürmek. İndirgemek. Çözünmek. İndirmek. Gerilemek.

De stress : Stresini gidermek.

Animates : Anime etmek. Hayat vermek. Hayat bulmak. Canlandırmak. Hareketlendirmek. Canlılık kazandırmak. Can vermek. Diriltmek. Yaşam bulmak.

Lightens synonyms : aflare, bleached, be happy, illumine, tinting, disburdening, civilize, blanches, blazon, wind up, fasten, lightings, beams, on fire, comforts, lightened, blaze, extend condolences, blanching, bleach, exposes, alleviates, assuage, buck up, facilitate, facilitates, ablaze, clarifies, decolorate, cast light upon, tinted, burnishing, decolor.

Lightens zıt anlamlı kelimeler, Lightens kelime anlamı

Unlighted : Işıklandırılmamış. Aydınlatılmamış. Işıksız.

Unscrew : Vidayı gevşetmek. Çevirerek açmak. Vidayı sökmek. Vidaları çıkmak. Laçka etmek. Gevşetmek. Vidasını sökmek. Vidasını çıkarmak. Vidalarını sökmek. Vidalarını çıkarmak.