Tauten türkçesi Tauten nedir

Tauten ingilizcede ne demek, Tauten nerede nasıl kullanılır?

Tautened : Kasmak. Germek. Gerilmek. Gerilmiş. Kasılmış.

Tautening : Gerginleştirme. Kasma. Kasmak. Germe. Gerilme. Germek. Gerilmek. Çekme.

Tautens : Gerilmek. Germek. Kasmak. Gerdirmek. Gerginleştirmek.

Tauter : Kasan. Gergin. Gerili. Geren.

Tautest : Gerilmiş. Düzenli. Gerili. İyice gerilmiş (ip veya tel vb). Gergin. Sıkı. Gergin (sinirler).

Tautologic : Gereksiz tekrar yapan. Totolojik.

Tautogs : Atlantik okyanusun kuzey amerika kıyılarında yaşayan bir balık türü.

Tautological science : Yineleyici bilimler. Bk. önkanıtlı bilimler.

Taut : Gerili. Gergin. Telaşlı. Gerilmiş. Düzenli. İyice gerilmiş (ip veya tel vb). Gergin (sinirler). Sıkı.

Tautness : Gerginlik.

İngilizce Tauten Türkçe anlamı, Tauten eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tauten ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamp : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kenetlemek. Mengene ile sıkıştırmak. Kilit vurmak. Ambar (yeraltı). Küme. Kelepçe. Pens. Mengeneyle sıkıştırmak.

Cemented : Yapışık. Sağlamlaştırmak. Çimentolanmış. Yapıştırmak. Betonlamak. Çimento ile kaplanmış. Çimento ile doldurulmuş. Güçlendirmek. Çimentolamak.

 

Establishes : Tesis etmek. Oluşturmak. Saptamak. Doğruluğunu ortaya koymak. Belirlemek. Yerleştirmek. Koymak. Kabul ettirmek. Yapmak. Kurmak.

Tense : Zaman. Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği zaman dilimi: şimdiki zaman, geçmiş zaman, gelecek zaman, geniş zaman vb. fiildeki zaman basit zaman ve birleşik zaman olarak ikiye ayrılır: yazıyor, yazdı, yazacak, yazmış, yazdıydı, yazıyormuş, yazsa, yazmalı, evdeydi vb. || — sen söyle allahını seversen, dedi, bir çocuk ötekine maymun türk mü demiş ne.. o da ona taş atmış. sen tafsilatını daha iyi bilirsin. inzibat meclisleri toplanacakmış. gençlerimiz burada hitabeler irade ediyorlar. taş atan çocuğun kovulmasına rey verenler(...) nasıl dedi bakayım? eşekmişler amma türk de değilmişler onu konuşuyorduk (p. safa, biz insanlar, s. 48) vb. ayrıntı için bk. basit zaman, birleşik zaman. Kip. Stres içinde. Stresli. Çekmek. Gerilmiş. Gergin.

Hang on : Sarılmak. Asılı durmak. Sallanmak. Tutmak. Ümidini yitirmemek. Sıkı tutmak. Beklemek (telefon). Bağlı olmak. Peşini bırakmamak.

Contract : Sözlü veya yazılı olarak yapılan icap ve kabul irade bildirimlerinin birbirlerine uygun bir biçimde birleştirilmesiyle hazırlanan ve taraflarca imzalanan belge. (hastalığa) yakalanmak. Kontrat. Anlaşma yapmak. Buruşturmak. Ölçüsünü küçültmek. Mukavele. Kasılmak. Sözleşme yapmak.

Flex : (kas) kasmak. Eğmek. Kablo. Bükmek. Bükmek (kası). Esnetmek. Tel. Esnek kablo.

Tensed : Gerilmiş. İdaho eyaletinde şehir.

Clenches : Kavramak. Sıkmak. Yummak (yumruk). Perçinlemek. Sıkıca yakalamak. Sıkmak (yumruğunu veya dişlerini). Sıkıştırmak. Tutmak. Yapışmak.

 

Tenser : Çekmek. Gergin. Sıkı. Zaman. Stresli. Kip. Stres içinde. Gerilmiş.

Tauten synonyms : tautened, bag, confirm, rotor, distends, firm, be tightened, tautens, be stressed, firm up, tighten, stiffen, rack, consolidate, constringe, confirms, tensing, tenses, hung on, contracts, cement, cements, be stretched, consolidates, fasten, flexes, consolidating, rotors, stretches, strains, establish, clench, lifts.