Gerilmek nedir, Gerilmek ne demek

"Gerilmek" ile ilgili cümle

  • "Gülmek istedim, dudaklarım titreyip gerildi." - A. Gündüz
  • "Koltuğunda şöyle bir gerilmiş, gülümseyerek yüzüme bakıyordu." - Y. Z. Ortaç

Yerel Türkçe anlamı:

Gerinmek.

Gerilmek kısaca anlamı, tanımı:

Gerilme : Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı. Gerilmek işi.

Germe : Germek işi. Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılmış olan tahta perde.

Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.

Gergin : Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Huzursuz, sinirli. Gerilmiş durumda olan.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Gelme : Yetişme. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi.

 

Uzama : Uzamak işi.

Çekilmek : Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Tartılmak. Geri gitmek, ricat etmek. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Azalmak. Çekme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak. Yok olmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak.

Bir : Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Aynı, benzer. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Beraber. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı.

Açılmak : Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek. Delinmek, yırtılmak. Açma işine konu olmak. Gereken güce ulaşmak. Renk koyuluğunu yitirmek. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Kıyıdan uzaklaşmak. Genişlemek, bollaşmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kapı, yol vb. geçit vermek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Ayrıntıya girmek. Yeni bir bakış açısı getirmek. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak.

Kasılmak : Kasma işi yapılmak. Kas, büzülüp toplanmak, büzüşmek, takallüs etmek. Büyüklenmek, kurumlanmak, gururlanmak.

Kızmak : At, eşek vb. hayvanlar çiftleşmek istemek, kösnümek. Öfkelenmek, sinirlenmek. Dişi kuşlar zamanı gelip kuluçkaya yatma isteği göstermek. Isıtılan veya ısınan bir nesnenin sıcaklığı çok artmak.

 

Öfkelenmek : Öfkeli duruma düşmek, kızmak, hiddetlenmek.

Sinirlenmek : Duygu ve davranışlarını denetleyemeyecek duruma gelmek, öfkelenmek, köpürmek, feveran etmek.

Diğer dillerde Gerilmek anlamı nedir?

İngilizce'de Gerilmek ne demek? : v. strain, be stretched, be stressed, be tightened, distend, tauten, tense

Fransızca'da Gerilmek : se contracter

Almanca'da Gerilmek : sich ausdehnen, sich recken, sich spannen, sich straffen

Rusça'da Gerilmek : v. растягиваться, напрягаться, растянуться