Unlighted türkçesi Unlighted nedir

  • Aydınlatılmamış.
  • Işıklandırılmamış.
  • Işıksız.

Unlighted ingilizcede ne demek, Unlighted nerede nasıl kullanılır?

Bathed in sunlight : Günlük güneşlik. Güneşli.

Sunlight : Güneş miktarı. Şavk. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Güneş'in saldığı ışık. Gün. Işıldak. Güneş ışığı. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Unlighted Türkçe anlamı, Unlighted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unlighted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Darkest : Kasvetli. Kötü. [#kara Karanlık]. Esrarlı. Loş. Koyu. Asık suratlı. Bulanık. Korkutucu.

Darker : Karanlık. Loş. Esrarlı. Koyu. Asık suratlı. Kasvetli. Üzüntülü. Korkutucu. Bulanık.

Dusky : Karanlık. Koyu renkli. Siyahımsı. Esmer. Koyu esmer. Gölgeli. Loş. Oldukça karanlık.

Aphotic : Afotik. Işık almayan.

Unlit : Karanlık.

Rayless : Işınsız. Kara.

Dark : Esmer. Bilgisizlik. Siyaha yakın. İzbe. Cehalet içinde. Belirsizlik. Gölge. Koyu. Koyu renk. Akşam.

Unclarified : Açıklığa kavuşturulmamış. Ortaya çıkarılmamış. Açıklanmamış. Çözülmemiş.

 

Unilluminated : Bilgisiz. Cahil.

Unlighted synonyms : unkindled, lightless, nightless.

Unlighted zıt anlamlı kelimeler, Unlighted kelime anlamı

Lighted : Aydınlatılmış. Işıklandırılmış. Yanık. Tutuşturulmuş. Aydınlık. Yanan. Yakılmış.

Light : Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Açık (renk için). Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Işık. İnmek (attan veya arabadan). Rastlamak. Neşelendirmek. Hafif. Soba yakmak. Aydınlık.