Sunlight türkçesi Sunlight nedir

  • Güneş ışığı.
  • Işıldak.
  • Güneş miktarı.
  • Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Güneş'in saldığı ışık.
  • Gün.
  • Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç.
  • Şavk.

Sunlight ile ilgili cümleler

English: We only see the Moon because sunlight reflects back to us from its surface.
Turkish: Güneş ışığı onun yüzeyinden bize geri yansıdığı için biz sadece ayı görürüz.

English: Skin shouldn't be exposed to sunlight for too long.
Turkish: Deri çok uzun süre boyunca güneş ışığına maruz bırakılmamalı.

English: Bring the vase somewhere where there is sunlight.
Turkish: Vazoyu güneş ışığı alan bir yere koy.

English: A beam of sunlight came through the clouds.
Turkish: Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.

English: The cat was lying stretched out at full length in the sunlight streaming through the window.
Turkish: Kedi, pencereden giren güneş ışığında boylu boyunca gerinerek uzanıyordu.

Sunlight ingilizcede ne demek, Sunlight nerede nasıl kullanılır?

Bathed in sunlight : Günlük güneşlik. Güneşli.

Sunlit : Güneşli. Aydınlık. Aydın. Güneş tarafından aydınlatılan.

 

Sunlamp : Morötesi ışınlar veren çıngı lambası. Morötesi ışınlar veren elektrik lambası. Ultraviyole lambası.

Sunlamps : Ultraviyole lambası. Morötesi ışınlar veren elektrik lambası.

Sunless : Güneşsiz. Kasvetli. Güneş görmeyen.

Sunlessness : Güneşsizlik.

Sunlounger : Şezlong.

İngilizce Sunlight Türkçe anlamı, Sunlight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunlight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Floodlights : Projektör ışığı. Işıklandırma projektörü. Projektör ile aydınlatmak. Projektörle aydınlatmak. Yüksek yoğunlukta yapay ışık veren cihaz. Projektörle aydınlatma. Ön lamba. Projektör. Aydınlatma lambası.

Daytimes : Gündüz. İş günü.

Sunned : Güneşte kalmak. Güneşletmek. Yıl (şiir). Güneş ışığına maruz kalmak. Güneşlendirmek. Güneşte bırakmak. Güneşe sermek. Güneşlenmek. Güneş.

Today : Bu günlerde. Bugün. İçinde bulunduğumuz dönem. Gün içinde. Günümüzde. Şimdi. Zamane.

Bees : B harfi. Arı gibi çalışan kimse. Tek tek ya da bir toplum düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zarkanatlılar familyası. en değerli ve en bilinen türü bal arısıdır. a. bk. yaban arıları, odun arıları, ur arıları, yaprak arıları v.b. Takıntı. Arı. Sabit fikir. Toplanma. Arılar. Yardımlaşma.

Dies : Ecel. Süre. Bu hususta. Vade. Kalıp. Kalıplar. Sütun tabanı taşı.

Days : Günden daha önce olanlar. Günden fazla. Gün içinde izin ver. Yaşam. Günler. Günde bir. Eyyam.

Visible radiation : Görünür radyasyon. Görünür ışınım. Görünebilir radyasyon. Akımmıknatıssal izge içinde kırmızıdan mora değin giden ışınım kuşağı. Gözle görünür radyasyon.

 

Spot : Yerine koymak. Tanımak. Bir parlak yüzeyde (ay tekeri, güneş tekeri) görülen kara benek. Saçmak. Alacalamak. Lekelemek. Değerlendirmek. Fark etmek. Benek yapmak. Nokta yapmak.

Signal lamp : İşaret lambası. İm lambası. İşaret feneri. Sinyaller göndermek için kullanılan lamba. Görsel imler iletmeye ya da, bir komut ya da denet tablosunda im vermeye yarayan lamba. Sinyal lambası.

Sunlight synonyms : flood lamp, flashguns, projector, yom, sun, todays, photoflood, sunray, day, flasher, sunshine, light, brute, sunburst, sunshines, suns, searchlight, flashgun, reverberator, visible light, sunbeam, luminaire, bee, aldis lamp, searchlights, sunglow, dy, floodlight, daytime.

Sunlight ingilizce tanımı, definition of Sunlight

Sunlight kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The light of the sun.