Işıldak nedir, Işıldak ne demek

  • Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
  • Parlayan, ışıltılı.

"Işıldak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çamlıca sırtlarında iki uçaksavar ışıldağı karanlık gökyüzünü tarıyorlardı." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Parlayan, ışıldayan.

Mücevher.

Göz.

Para.

Elektrikli cep feneri.

Projektör.

Yakamoz.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. Işıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. Projektör.

Bilimsel terim anlamı:

Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık.

Çok güçlü ışık veren ve araçlarda ek olarak kullanılan ışıtaç.

fizik, aydınlatma: Oluşturduğu yüksek ışık yeğinliği ile, karanlıkta uzağı aydınlatma işini gören ışık kaynağı, ışıklık.

 

İngilizce'de Işıldak ne demek? Işıldak ingilizcesi nedir?:

projector, spotlight, spot, sunlight, studio lamp, sun arc-light, brute (a.), (abd) sun arc, luminaire

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şanlıurfa şehri, Viranşehir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Işıldak kısaca anlamı, tanımı:

Karanlık : Işık olmama durumu. Yasalara, töreye uygun olmayan. Karışık. Üzüntü, sıkıntı, perişanlık. Işıksız. Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum).

Hedef : Varılacak yer, ulaşılacak son nokta. Yapılması tasarlanan iş, amaç. Nişan alınacak yer, nişangâh.

Aydınlatmak : Karanlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak. Bir sorun üzerine bilgi vermek.

Demet : Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon. Bitki veya çiçek destesi.

Işık : Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk.

Projektör : Işıldak. Yansıtım aygıtı.

Işıltılı : Işıltısı olan, ışıltı yapan.

Diğer dillerde Işıldak anlamı nedir?

İngilizce'de Işıldak ne demek? : n. searchlight

Almanca'da Işıldak : n. Scheinwerfer

Rusça'da Işıldak : n. прожектор (M)