Erasures türkçesi Erasures nedir

Erasures ingilizcede ne demek, Erasures nerede nasıl kullanılır?

Erasure signal : Silme işareti. Silme sinyali.

Erasure : Silinti. Bozma. Terkin. Kazıntı. Silinmiş yer. Silme. Üzerine ses ya da görüntü saptanmış mıknatıslı kuşakları, silme kafasından geçirerek ortadan kaldırma, böylelikle yeni bir saptamaya hazırlama. Silinti silme. Silinen şey. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Eras : Tarih hesabı. Çağ. Çığır. Devirler. Devir. Tarih başlangıcı. Çağlar.

Erasable : Silinebilir. Silinerek temizlenebilir. Silinir.

Erasable optical disk : Yeniden yazılabilir optik disk.

Erasable programmable read only memory : Silinebilir programlanabilir rom. Silinebilir programlanabilir sadece okunabilir hafıza. Silinebilir programlanabilir hafıza. Programlanabilir salt okunur bellek.

Erase current : Silme akımı.

Erasable storage : Bellek. Silinebilir saklatım. Silinebilir bellek.

Erase bit : Silme biti.

Erase all : Tümünü sil.

İngilizce Erasures Türkçe anlamı, Erasures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Erasures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rasure : Belge üzerindeki kazıntı. Belge üzerindeki silinti.

 

Conversion : Çevirme dili. Dönüştürme. Bir kimyasal tepkimede tepkenlerin tüketilme oranı. Kimyasal türleri başka türlere dönüştürme işlemi. Evirtim. Bir özdeğin kèndi eşizine dönüştürülmesi. örn. iki şekerden dekstrozun levüloza dönüştürülmesi. Sayı. Borcun azaltılması, ertelenmesi ve yeniden finansmanını kapsayan, borcun miktarı, vade yapısı ve borçlanma koşullarını değiştiren tüm işlemler. krş. borcun yeniden finansmanı. Çekirdek tepkime kabında, bir gereci bölünebilir özdek durumuna getirme süreci. örn. th232'nin u233'e çevrilmesi. *. Tahvil.

Crossing out : Silmek. Karalama. Çizme. Çizmek. Üstünü çizme.

Erasion : Üzerine ses ya da görüntü saptanmış mıknatıslı kuşakları, silme kafasından geçirerek ortadan kaldırma, böylelikle yeni bir saptamaya hazırlama. Hastalıklı dokuları kazıma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hasta dokuları kazıma. Erazyon. Kazıma.

Defacing : Okunmaz hale getirmek. Bozmak. Görünüşünü bozmak. Çirkinleştirmek. Tahrif etmek.

Deletion : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kromozomun herhangi bir parçasının kaybı. dna’dan bir baz çiftinin veya bir parçanın kopması, delesyon. Kaldırma. Bir tip kromozom mutasyonu sonucunda dna'da bir bazın ya da bazların yok olması hali. Delesyon. Çıkartma. Kazıma. Çıkarma. Eksilme. Silip çıkarma.

Abolishment : Feshetme. Kaldırma. Lağvetme. İlga. Fesih. Geçersiz kılma. Eleme. Yürürlükten kaldırma. İmha etmek.

Delete : Çıkarmak. Çizmek. Çizip çıkarmak (harf veya kelime). Kazımak. Silmek. Bozmak. Del.

Bungle : Büyük hata. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Karışıklık. Acemice iş yapmak. Acemice iş. Berbat etmek. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Beceriksizlik. Becerememek.

 

Scraping : Yapıştırılacak filmin üstündeki duyarkatı, kazıyıcı yardımıyla sıyırma. Sıyrıntı. Raspalama. Hurdaya çıkarma. Sistireleme. Sıyırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kazıma. Döküntü.

Erasures synonyms : cancel, breakings, deleted, cancellation, blotting, defacement, erasure, cancellations, corrupting, scrapings, corruptions, annulment, blanking, annul, correction, brimful, expunction, expunging, breaking, erasions, deconvolution, annulments, defacements, deleting, corruption, cancelation, changing, bungles.