Eras türkçesi Eras nedir

  • Çağlar.
  • Tarih hesabı.
  • Devir.
  • Devirler.
  • Tarih başlangıcı.
  • Çağ.
  • Çığır.

Eras ile ilgili cümleler

English: He soon got to know the other Erasmus students.
Turkish: Kısa sürede diğer Erasmus öğrencilerini tanıdı.

English: Can I use this eraser?
Turkish: Bu silgiyi kullanabilir miyim?

English: Even if the villages of this region have been destroyed, their names will never be erased from history.
Turkish: Bu bölgenin köyleri yok edilmiş olsa bile isimleri tarihten asla silinmeyecektir.

English: I erased my hard disk by accident.
Turkish: Kazayla hard diskimi sildim.

English: He erased his speech from the tape.
Turkish: Konuşmasını kasetten sildi.

Eras ingilizcede ne demek, Eras nerede nasıl kullanılır?

Erasable : Silinerek temizlenebilir. Silinebilir. Silinir.

Erasable optical disk : Yeniden yazılabilir optik disk.

Erasable optical disk drive : Silinebilir optik disk sürücü.

Erasable programmable memory : Slinebilir programlanabilir bellek. Yeniden programlanabilen ve silinebilen salt okunur bellek.

Erasable programmable read only memory : Silinebilir programlanabilir rom. Programlanabilir salt okunur bellek. Silinebilir programlanabilir hafıza. Silinebilir programlanabilir sadece okunabilir hafıza.

Erase : Bozmak. Silip atmak. Gidermek. Yok etmek. Silmek. Silgi ile silmek. Öldürmek. Kazımak. Temizlemek.

 

Erasable storage : Bellek. Silinebilir saklatım. Silinebilir bellek.

Erase current : Silme akımı.

Erase bit : Silme biti.

Erase all : Tümünü sil.

İngilizce Eras Türkçe anlamı, Eras eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eras ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Currencies : Geçerlilik. Geçerlik. Tedavül. Para. Yaygınlık. Değer. Dolaşım. Döviz.

Times : Çarpı. Günler. Zaman. Kez. Kere. Şimdiki zaman. Kat. Defa.

Cult : Merak. Tutku. Tapınma. Birey ya da topluluklarca, tanrılara, yüce varlıklara, atalara, ölülere, efsane kahramanlarına; kutsal olarak nitelenen hayvan ve bitkilere; güneş, ay, yıldız, su, ateş, taş vb. doğal öğelere karşı inanç ve bağlılık göstermek üzere yapılan davranışların topu. Heves. İbadet. Moda. Rağbet. Kült.

Siecle : Yüzyıl. Dönem. Asır (fransızca).

Circulations : Dağıtım. Dolaşım. Akıntı. Tedavül (para için). Dolaşım (kan veya hava için). Cereyan. Tedavül. Kan dolaşımı. Piyasadaki para miktarı.

Assignments : Belirleme. Feragat senedi. Devretme. İş. Ödev. Sınavlar. Kararlaştırma. Tayin. Temlik.

Kill : Söndürmek. Ahrete göndermek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hesabını görmek. Yakmak. Katletmek. Zımbalamak. Öldürme. Bezemlerin sökülmesi için verilen komut. Mahvetmek.

Circulating : Sirküle eden. Devreden. Mütedavil. Dolaşan. Dönen. Gezici. Tedavül eden. Dolaşımda olan. Deveran.

Cessions : Terk. Vazgeçme. (mal veya hak vb) feragat. Ferağ. Feragat. Verme. Çekilme. Bırakma. Devretme.

Day : Gün. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zaman. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gündüz. Dönem. Gündüzlü (öğrenci). Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük.

 

Eras synonyms : historic period, time period, period of time, modern era, era, currency, assignment, circulation, circumvolution, epochs, the times, wipe out, assignation, yonks, periods, cession, path, period, epoch, age, circuit, brought forward, epoque, assignations, alienation.

Eras zıt anlamlı kelimeler, Eras kelime anlamı

Record : Tutanak yazmak. Sicil. Plak. Çekmek. Bir birim gibi işlem gören, ilişkin veriler ya da sözcükler kümesi. Yazmak. Teybe almak. Kayıt. Bir bilgiyi, saklayabilmek ereğiyle, deftere, kağıda ya da fişe geçirme. İşlemek.

Add : Eklemek. Bindir. Ekleme yapmak. Neticelenmek. Toplamını almak. Katmak. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Toplamak. Çalmak. Uzatmak.