Erge nedir, Erge ne demek
Erge; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Yapının her çeşit tehlikeden korunması.
Erge isminin anlamı, Erge ne demek:
Şımarık. Nazlı. Erge ismi; Türkçe kökenli olup bir Kız ismidir.
Erge ile ilgili Cümleler
- Kızın ergenlik çağının sonlarındadır.
- Alışveriş merkezleri ergenler arasında popülerdir.
- Ergenlikte sivilce çıkması normal bir durumdur.
- Ergenlik çağının çocuklar için ne kadar zor olduğunu biliyorum.
- Ergen olduğumdan beri hiç böyle bir şey hissetmedim.
- Ali hâlâ bir ergen, değil mi?
- Ergenler genellikle ebeveynleriyle tartışır.
- Böcek bir pupa halinden ergen haline dönmüştür.
- Birkaç ergen Cadılar Bayramı'ndan hemen önce kabaklarımızı parçaladı.
- Emily bir ergendir.
- Ergenler sık sık anne babalarıyla tartışırlar.
- Şu ergenler neden gülüyor?
- Ali bir ergen gibi görünüyor ama aslında otuzun üzerinde.
Erge ile ilgili Atasözü veya Deyim
ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma : insan hiçbir şeyi incelemeden, gözü kapalı biçimde almamalıdır anlamında kullanılan bir söz.
ergen olmak : evlenecek çağa girmek.
ergene karı boşamak kolay : bir işin içinde olmayanlar o işteki güçlükleri küçümserler anlamında kullanılan bir söz.
Erge anlamı, tanımı
Ergeç : [Bakınız: erkeç]. Erkek deve. Üç ya da dört yaşlarında olan enenmiş erkek keçi
Ergeçidi : Ağrı şehrinde, Tutak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Ergeçli : Ağrı şehrinde, Sarısu nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Ergek : Yazın davarların yattığı yer.
Ergem : Nazlım, canım anlamında kullanılan bir isim.
Ergen kurtçuk : En son gelişme çağında bulunan ve kesin konakçıda yaşayabilme yeteneği kazanmış olan yaprak solucan kurtçuğu.
Ergen perçemi : Reyhan çiçeği.
Ergence : Giresun şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Ergencelik : Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler. Dul bir kadının, genç bir erkekle evlendiği zaman kocasına verdiği armağan, tazminat. Dul bir kadının evlendiği genç erkeğe verdiği hediye.
Ergenç : Genç erkek.
Ergençelik : Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.
Ergenek : Pencere ya da kapı kasası.
Ergenekon : Dağın en yüksek noktası, doruğu. Giresun ilinde, Tirebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Ergener : Genç, ergenlik çağında erkek.
Ergenet : Kırmızı saplı, beyaz taneli bir çeşit üzüm.
Ergenkirez : Kızılcık.
Ergenleşme : Ergenleşmek işi veya durumu, büluğ.
Ergenli : Afyon şehri, Haydarlı nahiyesine bağlı bir yer. İzmir şehri, Bayındır belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Ergenlik kabası : Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.
Ergenlik öncesi : Ergenlikten hemen önceki iki yıl.
Ergenlik ruhbilimi : 14-18 yaşları arasındaki gençlerin bedensel, anlıksal, duygusal ve toplumsal gelişimlerini inceleyen ruhbilim dalı.
Ergenlik sivilcesi : Ergenlik çağında kız ve erkeklerde eşey hormonlarının artmasıyla birlikte bazen yağ bezlerinin fazla salgı yapması ve salgının birikmesi sebebiyle oluşan sivilceler. Akne.
Ergenm : Evlenme çağına gelmiş genç kız.
Ergense : Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.
Ergensel tutkunluk : Çocuk ya da gencin eş cinsten ya da karşı cinsten yaşlıca kişilere karşı geliştirdiği geçici ve güçlü duygu bağlılığı.
Ergenselik : Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.
Ergentürk : Ordu şehrinde, Kumru ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Ergenuşağı : Adana ilinde, Kozan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Ergerlenmek : Erkek hayvan, dişisiyle çiftleşmek istemek.
Ergesterol : Bira mayasında, bazı alglerde ve hayvan dokularında bulunan, ışık etkisiyle D vitaminine dönüşen bir sterol.
Ergezlenmek : Sarkıntılık etmek, dalga geçmek, yeşillenmek.
Gecikmiş ergenlik : Bireyin ergenlik çağına ulaşmasına rağmen siklik aktiviteyle ilişkili foliküler gelişme, kızgınlık belirtileri gibi ergenlikle ilgili gelişmelerin henüz görülmemesi.
Ergen : Döl verebilecek duruma gelmiş olan, erin, yeni yetme, akil baliğ, baliğ. Henüz evlenmemiş, bekâr.
Ergene : Maden yeri.
Ergenleşmek : Döl verebilecek erişkin duruma gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek. Rüşdünü ispat etme yaşına gelmiş olmak, erinleşmek, akil baliğ olmak, büluğa ermek.
Ergenlik : Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.
Ergenlik çağı : Ergenlik.
Diğer dillerde Ergasitoplazma anlamı nedir?
İngilizce'de Ergasitoplazma ne demek ? : ergastoplasma

Bu kısımda Erge nedir? Erge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Erge tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Erge hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.