Eugeosync line türkçesi Eugeosync line nedir

  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Bir yerteknesinin devimli en orta kesimi. (buranın niteliği, çökmenin ilkel evresinde bazik ve ültrabazik magma ürünlerinin çıkması ve son evresinde yeğin kıvrılmaların ve bindirmelerin oluşundadır.).
  • Gerçek yerteknesi.

Eugeosync line ingilizcede ne demek, Eugeosync line nerede nasıl kullanılır?

Line : Doldurmak. Satır. Çizgi. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Astar kaplamak. Dizmek. Çizmek. Sürütme oltaları. Kırıştırmak. Özellikle pelajik balıkların avlanmasında kullanılan, yemli 2-7 iğneden oluşan olta takımı.

Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.

Acauline : Akaulesent. Çiçek saplarının toprak seviyesinden çıktığı, gövdesi olmayan bitkiler için kullanılan bir terim.

Account line : Hesap kaydı. Ana hesap defterine kaydedilmiş olan hesap hareketleri.

Acetylcholine : İnsan vücudunda bulunan ve belirli ilaç tedavilerinde kullanılan kolin asetik asit esteri. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim a’dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ach. çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Asetilkolin.

 

Aclinic line : Eğimsiz çizgi. Mıknatıssal ekvator. Ekvator çizgisi.

İngilizce Eugeosync line Türkçe anlamı, Eugeosync line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eugeosync line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Algonkian : Algonkiyen. Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

Absolute age : Kesin yaş. Mutlak yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

 

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Adventive cone : İlerleme hunisi. Ek koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme konisi. Parazitik koni.

After shock : Artçı şok. Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Art sarsıntı.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet.

Abyss : Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Abis. Uçurum. Tamu. Hufre. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu. Dibi olmayan çukur. Boşluk. Varta.

Eugeosync line synonyms : abysal environment, acrozone, acid fumarole, absolute chronology, alkali rocks, alcalic fumarole.