European genet türkçesi European genet nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Jenet.
  • Etçiller (carnivora) takımının, misk kedisigiller (viverridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 47 cm kadar kuyruğu olan, açık renkli, kara benekli, kuyruğu kara ve ak çemberli, avrupa ve afrika'da yaşayan bir tür.

European genet ingilizcede ne demek, European genet nerede nasıl kullanılır?

European : Avrupa'ya ait. Alafranga. Avrupalı. Avrupa. Avrupa ile ilgili. Biseksüel. Frenk. Avrupa'ya özgü. Avrupai.

Genet : Misk kedisi.

European agreement on culture : Avrupa kültür anlaşması.

European agricultural guidance and guarantee fund : Avrupa birliğinin ortak tarım politikasının finansmanını sağlamak amacıyla 1962 yılında oluşturulmuş fon. krş. avrupa birliği ortak tarım politikası. Avrupa tarımsal yönlendirme ve garanti fonu. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

European anti fraud office : Avrupa yolsuzlukla mücadele bürosu. Avrupa yolsuzlukla mücadele ofisi.

European army : Avrupa ordusu.

İngilizce European genet Türkçe anlamı, European genet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak European genet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

 

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Yerdomuzu.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Acacia : Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

European genet synonyms : genette, a protein, a chromosome, abramis zone, aardvarks, a site, a cell.