Evacuations türkçesi Evacuations nedir

Evacuations ile ilgili cümleler

English: Evacuations were ordered.
Turkish: Tahliyeler emredildi.

Evacuations ingilizcede ne demek, Evacuations nerede nasıl kullanılır?

Evacuation drill : Boşaltma tatbikatı. Tahliye eğitimi. İnsanları bir tesisten en kısa ve en güvenli yoldan çıkmaları için eğitme alıştırması (acil durumlarda).

Evacuation of sinai : Mısır'la yapılan anlaşmanın ardından yahudi yerleşimcilerin sina yarımadası'ndan boşaltılması (1979 - 1982).

Evacuation order : Bir mülkün boşaltılması için mahkeme emri. Tahliye emri.

Indemnity of evacuation : Mal iyesinin kiraya verdiği ya da yeri boşalttırabilmek amacıyla kiracısına verdiği ödence. Boşaltma ödencesi.

Medical evacuation : Yaralı tahliyesi. Tedavi amacıyla ağır yaralı hastaların başka bir yere tahliye edilmesi. Tıbbi tahliye.

Evacuates : Vücuttan dışarı atmak. Boşaltmak (bağırsakları). Boşaltmak. Dışarı atmak. Götürmek. Tahliye yapmak. Bir felaket yüzünden bir yerden ayırıl mak. Almak (insanları bir yerden). Tahliye etmek. Havasını almak.

Evacuating : Boşaltma eylemi. Boşaltma. Tahliye eylemi. Tahliye. İnsanları boşaltma eylemi. Geri çekilme. İnsanları tahliye etme eylemi (tehlikeli bir bölgeden, savaş hattından, vb.). İnsanlardan temizleme eylemi.

 

Abevacuation : Abevakuasyon.

Evacuate casualties : Yaralananları tedavi olabilecekleri bir yere nakletmek. Zaiyatı veya ölüleri tahliye etmek.

Evacuate settlements : Sakinleri boşaltmak. Yerleşimcileri tahliye etmek. Yerleşim yerlerinden insanları çıkarmak veya temizlemek.

İngilizce Evacuations Türkçe anlamı, Evacuations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evacuations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assessment : Taşınmaz mal vergilerinde bir ölçü olarak kullanılmak üzere, kentlerde ve kırsal alanlarda, bireylerin ve tüzel kişilerin ellerinde bulunan topraklann değerlerinin devletçe belirli aralıklarla saptanması. bk. yazım. Bir alacak hakkının doğması. Tahakkuk ettirme. Tahakkuk. Değer biçme. Tarh. Vergi. Belirlenen değer. Değer takdiri. Vergilendirme.

Eviction : Zapt hali. Çıkarma. Kovma. Tahliye ettirme. Mahkeme kararıyla tahliye. Kanunen el koyma. Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması.

Disembarkment : Bir uçağı terk etme. Karaya çıkarma. Çıkarma. Karaya çıkma. Salıverme.

Dinginess : Rengi soluk oluş. Adilik. Kir. Monotonluk. Donukluk. Tek düzelik. Kirlilik. Solukluk. Pas.

Ordures : Gübre. Bok.

Crapping : Bok. Çerçöp. Zırva. Ivır zıvır döküntü. Saçmalık. Sıçmak. Süprüntü. Çöp. Değersiz eşya.

 

Decants : Bir kaptan diğerine aktarmak. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Dökme. Boşaltmak. İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Tortusundan ayırmak. Dikkatle boşaltmak. Şişeden sürahiye boşaltmak. Süzmek.

Faecal matter : Bok. Atık.

Voiding : Hükümsüz kılmak. Çıkarmak. Geçersiz hale getirmek. Tahliye etmek. Boş. İptal etmek. Atmak. Boşaltmak.

Cocksucker : Aşağılık herif. Adi şerefsiz. Erkek cinsel organını yalayan kimse. Adi veya ahlaksız kimse. Oral çeken kimse. Edepsiz kimse. (halk ağzı, halk argosu) sik yalayıcı. Sakso çeken kimse. Sakso yapan kimse.

Evacuations synonyms : bond rating, judgement, valuation, ejaculation, blighters, cockhead, ejection, grade, asshole, depletions, evictions, dumping, ouster, debarkation, debarkations, gaita, excreta, excretions, disembarkations, overvaluation, contamination, dejecta, contaminations, dejections, bleed off, rating, cleaning out, score, depletion, crud, cruds, decompressions, evacuation.