Even now türkçesi Even now nedir

  • Öyle olduğu halde.
  • Yine de.
  • Şu anda bile.

Even now ile ilgili cümleler

English: I think we're even now.
Turkish: Sanırım biz şimdi çiftiz.

English: Even now, I occasionally think I'd like to see you. Not the you that you are today, but the you I remember from the past.
Turkish: Şimdi bile, ara sıra seni görmek istediğimi düşünüyorum. Fakat bugünkü seni değil geçmişten hatırladığım seni.

English: Even now there are occasional aftershocks.
Turkish: Şimdi bile zaman zaman artçı şoklar var.

English: Even now, we still doubt that he is the real murderer.
Turkish: Şimdi bile, biz halen onun gerçek katil olduğundan şüpheleniyoruz.

English: You know what my idiot son's doing? Even now he's graduated from university he spends all his time playing pachinko instead of getting a job.
Turkish: Aptal oğlumun ne yaptığını biliyor musun? Şimdi bile o üniversiteden mezun olup iş bulmak yerine tüm zamanını pachinko oynayarak geçiriyor.

Even now ingilizcede ne demek, Even now nerede nasıl kullanılır?

Even : Düzeltmek. Bile. Düzletmek. Eşit. Düz olmak. (sayı) çift. Düzleştirmek. Eşit olarak bölüştürmek. Hatta.

Now : Şu anda. Halen. Hemen. Şimdi. Dığından. Artık. Şu tapta. Şimdiki zaman. Şu an. Derhal.

Even a worm will turn : Kuzu bile kurt olur. En sakin insan bile bir noktada sinirlenir.

 

Even after : -den sonra bile.

Even as : (tam da) dığı sırada. İken. Ken dahi. Ken bile. Sırasında. İken bile.

Even as i stood there : Orada durduğum anda.

İngilizce Even now Türkçe anlamı, Even now eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Even now ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anyway : Neyse. Zaten. Her durumda. Her neyse. Ne olursa olsun. Her halükarda. Herneyse. Hem. Herhangi bir şekilde.

At the same time : Mamafih. Birden. Aynı zamanda. Bununla birlikte. Bununla beraber. Aynı anda. Bu sırada.

At any rate : Her durumda. Her ne ise. Hiç olmazsa. Her nasılsa. Ne olursa olsun. Her neyse. Her ne hal ise. En olmadı. Her halükarda.

But then : Fakat zaten. Bununla birlikte. Fakat sonra. Ama sonra. Fakat öte yandan. Ama diğer taraftan. Fakat öte taraftan.

Anyhow : Her durumda. Hiçbir şekilde. Her halde. Gelişigüzel bir biçimde. Böyle iken. Herhalde. Her ne ise. Rastgele. Herşeye rağmen.

However : Halbuki. Ne kadar. Oysa. Her ne şekilde. Hoş. Fakat. Her nasılsa. Ancak. Bununla birlikte.

Considering : İtibarı ile. Atfen. Sıçrama. Dikkate alınırsa. Şartlar göz önünde tutulursa. Rağmen. Düşünen. -e göre. Göre. -e karşın.

At all events : Ne olursa olsun. Her durumda. Her halükarda.

Altogether : Hep beraber. Tümüyle. Topu topu. Topyekun. Bütün yanlarıyla. Genelde. Büsbütün. Bütün yönleriyle. Hepten.

But what : Rağmen. Ki. Gene de.

Even now synonyms : howbeit, all the same, even so, after all, forasmuch.