Now türkçesi Now nedir

Now ile ilgili cümleler

English: A lot of people who have up until now been spending money having a good time now need to be more careful with their money.
Turkish: Şimdiye kadar eğlenerek para harcayan çok sayıda insan şimdi paralarına daha dikkat etmeliler.

English: "If you're tired, why don't you go to sleep?" "Because if I go to sleep now I will wake up too early."
Turkish: "Yorgunsan niye yatmıyorsun?" "Çünkü şimdi yatarsam çok erken kalkarım"

English: A lot of people are now trying to sell their houses.
Turkish: Şimdi bir sürü insan evlerini satmaya çalışıyorlar.

English: "Aren't you Mexican?" "Yes, though now I live in Argentina."
Turkish: "Sen Meksikalı değil misin?" "Evet, gerçi şimdi Arjantin'de yaşıyorum."

English: A good book is the best friend, now and forever.
Turkish: İyi bir kitap, şimdi ve her zaman en iyi arkadaştır.

Now ingilizcede ne demek, Now nerede nasıl kullanılır?

Now and again : Sürekli olarak. Zaman zaman. Arada sırada. Sık sık. Bazen. Ara sıra.

Now and then : Zaman zaman. Ara sıra. Arada bir. İkide bir. Durup durup. Bazı bazı. Bazen. Arada sırada.

Now printing : Aşağıdaki yazdırılıyor. Şu anda yazdırılan. Şimdi yazdırılıyor. Yazdırıyor.

 

Now printing page : Döküm işlemi sürüyor.

Now reading : Şimdi okunuyor.

Parliament is now in recess : Parlamento faaliyetleri geçici olarak askıya alınmıştır.

Now writing : Pimdi yazılıyor. Şimdi yazılıyor.

Every now and then : Arada sırada. Arada bir. Ara sıra.

Every now and again : Şimdi ve daha sonra. Bazen. Arada bir. Ara sıra. Zaman zaman.

Now that : İçin. Şimdi. Dığından. Mademki. Hazır. Madem. Madem ki.

İngilizce Now Türkçe anlamı, Now eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Now ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the double : Bir koşu. Fırtına gibi. Koşar adım. Yellim yelalim. Çok çabuk.

Yet : Gerçi. Daha da. Şimdiye kadar. Yine. Amma. Şimdiye dek. Hoş. Daha. Sonunda.

For the moment : Şimdilik. Şu an için.

Right now : An itibarıyla. Bugünden tezi yok. Hemen şimdi.

Already : Daha şimdiden. Çoktan. Bile. Daha önce. Zaten. Halihazırda. Evvelce. Önceden. Şimdiden.

Just now : Henüz. Demin. Hemen şimdi. Daha şimdi. Daha demin. Demincek. Az önce.

Times : Çarpı. Çağ. Kere. Defa. Kez. Zaman. Devir. Günler. Kat.

Nonces : Adi şerefsiz. Adi. Seks suçlusu. Aşağılık herif. Sübyancı. Sapık. Pislik. Şerefsiz. Ciğeri beş para etmez.

 

Any more : Daha fazla. Başka. Daha çok. Biraz daha. Daha. Daha fazla başka. Gayrı.

Whereby : Vasıtasıyla. Onunla. Onun vasıtasıyla. Ki onun sayesinde. Ki bu şekilde. Sayesinde.

Now synonyms : cotemporary, in haste, for the time being, without delay, nowadays, left over, the present, hereby, as, forthrightly, at a word, in that, left, at no time, the time being, forthright, well then, immediate, at that, anymore, anon, at the moment, seeing that, left overs, at once, effluent, fag end, in a twinkling, present tense, nows, leaving, as soon as possible, at present.

Now ingilizce tanımı, definition of Now

Now kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Existing at the present time. At the present time. At this moment. Present. The present time or moment. At the time of speaking. Instantly. As, I will write now. The present.