Evidenced türkçesi Evidenced nedir

Evidenced ingilizcede ne demek, Evidenced nerede nasıl kullanılır?

Evidence fabrication : Sahte delil. Suni delil. Mahkemede sunulmak üzere sahte delil üretimi (hukuk terimi).

Evidence from eye witness : Olayı gören insanlar tarafından sunulan gerçekler. Görgü şahidinin anlatımı.

Evidence in commission : Bunu yapmaya yetkili biri tarafından mahkeme salonu dışında bir araya getirilen (toplanan) delil veya şahit ifadeleri.

Evidence in support : İspat. Kanıtlama. Doğrulama. Teyit etme.

Evidence law : Mahkemede delil sunulmasını düzenleyen yasalar. İspat hukuku.

Adverse evidence : Bir davada karşı tarafa hizmet eden kanıt (hukuk terimi). Aleyhinde bir duruma neden olan delil. Olumsuz kanıt.

Evidence of opinion : Ekspertiz.

A scrap of evidence : Çok ufak bir delil.

Be in evidence : Görünmek. Göz önünde olmak. Belirmek. Görünürde olmak. Göze çarpmak.

Be much in evidence : Belirgin olmak. Çok göz önünde olmak.

İngilizce Evidenced Türkçe anlamı, Evidenced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evidenced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Specified : Belirtilen. Şart koşulmuş. Verilen. İşaretlenmiş. Açıkça belirtilmiş. Maddeleştirilmiş. Belirlenmiş. İşaret konulmuş.

 

Cleared : Limana giriş veya çıkış izni almak. Seyretmek (gemi). Elde etmek. Tahliye etmek. Aşmak. Dağılmak. Kurtarmak. Temize çıkarmak. İlişkisiz. Gümrükten çekmek.

Bear witness to : Delil olmak. Tanıklık etmek. Bir şeye delalet etmek.

Aver : Öne sürmek. İddia etmek. Kanıt göstermek. Söylemek. Delil göstermek. Emin bir şekilde ileri sürmek.

Attest : Şahadet etmek (belgeyi imzalayarak bir şeyin doğruluğuna veya gerçekliğine). Beyan etmek. Doğrulamak. Kanıtı olmak. Birine mahkemede doğruyu söylenmesi için yemin ettirmek. Onaylamak. İddia etmek. Bildirmek.

Betoken : Belirtisi olmak. İşaret etmek.

Declassified : Gizliliği kaldırılmış. Gizliliği kalkmış. Gizliliğini kaldırmak.

Betokening : Belirtisi olmak. İşaret etmek.

Defining : Tamlayan. Açıklayan. Tarif etmek. Tanımlamak. Belirlemek. Tanımlama. Tanımlayan.

Evinced : Aydınlığa kavuşturulmuş. Açıkça göstermek. Açığa vurulmuş. İzhar edilmiş. Gösterilmiş. Belli etmek. Açığa vurmak. Delil gösterilmiş.

Evidenced synonyms : brought out, defines, asserts, explicated, chart, account for, clears, deliver oneself, elucidated, demonstrating, clarified, explained, compare to, define, proven, interpreted, make something stick, testify, explicit, testifies, defined, exemplified, denominates, clearing up, be contented with, assert, connotes, denominate, embodies, clarify, denote, emphasised, bring.

Evidenced zıt anlamlı kelimeler, Evidenced kelime anlamı

Unproved : İspatlanmamış. İspatsız.