Examinator türkçesi Examinator nedir

Examinator ingilizcede ne demek, Examinator nerede nasıl kullanılır?

Examination : Dinleme. Sınıf geçme, bir okulu bitirme, bir üst okula yazılma durumunda bulunan öğrencilerin ya da bir işe girmek isteyenlerin anıklık, yetenek, bilgi ve beceri derecesini anlamak için yapılan yoklama, bk. sözlü sınav, yazılı sınav. Muayene. Hukuk, eğitim, gümrük, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yoklama. Hastalığa tanı koymak amacıyla hastayı muayene etme. Tahkikat. Tetebbu. Teftiş. Sınav.

Examination anxiety : Sınav korkusu. Sınav esnasında sağlıklı düşünememe veya yetersizliğe sebep olan korku ve endişe. Sınav stresi.

Examination fees : Sınav harcı.

Examination inspaction : Bir okulda sınavların düzenlenmesi, yapılması, değerlendirilmesi ve sonuçlarının saptanması ile ilgili çalışmaların yönetmelik hükümlerine göre yürütülüp yürütülmediğini incelemeyi öngören denetim türü. Sınav denetimi.

Examination of cadavre : Ölünün bakıtılması.

Examination of witnesses : Şahitlere sorular sorulması (hukuk terimi). Şahitlerin sorgusu.

Examinations : Yoklama. Kontrol. Sınavlar. Tetkik. Muayene. Sınav. İnceleme. Tahkikat. Teftiş. Soruşturma.

Anatomo pathologic examination : Anatomik-patolojik inceleme. Makroskobik inceleme.

 

Examination schedule : Sınavların türünü, gününü, saatini ve yerini gösteren çizelge. Sınav bağdarlaması. Sınav programı.

Examination papers : Sınav kağıdı. İmtihan kağıdı. Test. Sınav kağıtları. Test sayfaları. Test olarak sınıflandırılan yazılı çalışma.

İngilizce Examinator Türkçe anlamı, Examinator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Examinator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrutiny : Dikkatli inceleme. Tetkik. Denetleme. Bir konu ya da sorunu inceden inceye çözümleyerek araştırma.. Dikkatle bakma. Seçim kontrolü. İnceleme. Oyların yeniden sayımı. Tahkik. İnce eleyip sık dokuma.

Inspecteur : Sayışımları ve işlemleri inceleyen, denetleyen kişi.

Inspection : Gözle muayene. Bir oyunun yürürlükteki yasalara ve geleneklere aykırı olup olmadığını anlamak için yapılan inceleme. bk. sıkıdenetim. Gözetim. Vergi yöntemi yasasının kapsamına giren ve vergi yasalarının yükümlü olarak tanımladığı kişilere ilişkin yükümlülükle ilgili özdeksel olayları ve konuları araştırarak saptama. Muayene. Kontrol etme. Eğitim ve öğretim çalışmalarının yürürlükteki yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgelere göre yapılıp yapılmadığının incelenmesi, yoklanması ve soruşturulması işi. Denetleme. Nezaret. Denet.

Interrogation : Sorgu. Sorgulama. Sorguya çekme. Soruşturma. Soru. İstinkak. Soru sorma.

Administer an oath : Yemin ettirmek. Ant içirmek. Andiçirme.

Health check : Sağlık kontrolü.

Post mortem examination : Ölü açımı. Otopsi.

 

Necropsy : Ölüm nedenini bulmak amacıyla, kadavranın iç organ ve boşluklarının dikkatle kesilmesi, açılması ve incelenmesi, postmortem muayene, ölüm sonrası muayene, nekroskopi. Nekropsi. Otopsi. Ölüm nedenini bulmak için ceset üzerinde yapılan inceleme.

Time and motion study : Sürey devim incelemesi. Süre devinim incelemesi. Zaman ve hareket çalışması.

Interrogatory : Soru belirten. Soru ifade eden. Soru. Soru türünden.

Examinator synonyms : time motion study, motion study, post mortem, bank examination, tactual exploration, redirect examination, scan, administration of justice, endoscopy, keratoscopy, interview, comparison, going over, comptrollers, american law of corporation, palpation, follow up, deposition, investigating, direct examination, comptroller, overseer, checkup, review, superintendent, cross examination, questioning, debriefing, fine toothed comb, postmortem examination, time study, inquisition, annulment.

Examinator ingilizce tanımı, definition of Examinator

Examinator kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An examiner.